Milli Köy Projeleri Hayata Geçirilmelidir

Bu güne kadar hiç bir üretici ile ne siyaset, ne de seçimler üzerine konuşmadık, kimsenin düşüncesini ve inancını sorgulamadık.

Ancak iki gündür devam eden köy çalışmalarımız da çok farklı insanlarla sohbet etme imkanımız oldu.

Bir yanda seçim çalışmaları, bir yanda geçim derdi derken, gittiğimiz her köyde üreten köylünün sorunları ile karşılaşıyoruz.

Gündemi çok iyi takip eden köylü, her şeyin farkında. Soruları ve sorunları ortak.

Tarımda ki sorunları, yerel tohum satışının yasak olmasını, girdilerin onları nasıl zorladığını, çiftçinin, köylünün dertlerini çok iyi biliyorlar ve tartışıyorlar.

Ekonominin düzelmesinin, köylünün kalkınmasıyla,her yerde tarım alanlarının üretime açılmasıyla olacağını çok iyi biliyorlar.

Bir çok köyde mera yok, hayvanlar ahırlarda bağlı ve hazır yem yemek zorunda.

Bu durumu ağlanacak haline gülen köylü şöyle özetliyor; ” iki ineğim var ahırda bağlı bıraksam yerde ki otları yemeği bilmiyor hayvan”… üzülüyoruz.

Bu muhteşem doğada bir canlının bu durumda olması acı veriyor bize.

Çaresiz bırakılmış köylü, imece kültürü kalmamış, ortak kullanım alanları yok, kendi yem ihtiyacını karşılama şartları uygun değil.

Bir çok evde traktör var hatta iki traktör olan evler var ama hiç biri çalışmıyor.

Yine de toprağından kopmuyor, kopmayı hiç düşünmüyor bu köylüler.

Emekli olan bir orman memuru yıllardır keçilere çobanlık yapıyor.

Bu bölgede en şanslı hayvanlar keçiler, doğanın hiç bir zorluğu onların özgürlüklerine engel olamıyor.

Yeni doğan yavrular yaşama sevinci veriyor, umut ekiyor yüreklerimize.

Köylü kendini ifade etmek istiyor, destek istiyor, ürettiği satılsın, emeğine saygı gösterilsin, sahip çıkılsın istiyor.

Bunlar üreten ve toprağını seven köylüler.

Bir de hazıra alışan, yoğurdunu ekmeğini bakkaldan alan, ekmek mayasını bile marketten alan köylüler var.

Öyle ki var olan ata topraklarında çocuklarının tarımla uğraşmasını bile istemiyorlar.

Tarım ilaçlarının, özellikle ot ilacının zararlarını anlattığımızda ” ”yaşım 72 bu yaşıma kadar bir şey olmadı bundan sonra da olursa olsun ”diyen adama söyleyecek söz bulamadık.

Teslimiyet ve kadercilik ruhuna işleyen insanlar için uğraşmak zaman kaybı diye düşünüyoruz.

On haneli bir köyde üretim yapan sadece dört hane var.

Bu durum üretici olanları da üzüyor ve düşündürüyor.

Ürettikleri para etmezse, gün gelip ziraatçıya para ödeyemez duruma gelirse kendilerinin de üretimden vazgeçmek zorunda kalmalarından endişe ediyorlar.

Çocuklarının bu şartlarda çiftçi olmasını istemiyorlar.

Üreten çiftçilerin mutlaka kooperatifler ile bir araya gelmesi gerektiği üzerine konuşuyoruz.

Yerel tohum üreticilerimizle, yeni üreticimiz olacak olanlarla uzun süre sohbet ediyoruz.

Tarımda akılcı politikalar uygulanmalı, Türk tarımının yabancıların elinde yok edilmesine fırsat verilmemelidir.

Yerel yönetimlerden başlayarak, her bölgenin tohumuna, toprağına, doğru üretim yapılmasına ülkeyi yönetenlerce kalıcı çözümler bulunmalıdır.

Milli Köy projeleri hayata geçirilmelidir. Güç birliği yapmak zorundayız.

Tüketiciler olarak onların kaygılarını, zorluklarını, sorunlarını iyi bilmek zorundayız.

Biz sağlıklı ürün isteyeceğiz onlar üretecekler.

Bizyerel tohumürünlerini talep edeceğiz onlar sahip çıkıp yaşatacaklar, ekip çoğaltacaklar.

Biz aldığımız ürünleri sorgulayacağız onlar doğru üretim yapacaklar.

Biz onlardan öğrenirken onlar da bizden öğrenecekler.

Kısacası üretici-tüketici el ele verecek doğru ve milli tarım için yeniden birlikte ayağa kalkacağız.

“Milli ekonominin temeli ziraattır. Bunun içindir ki, ziraatta kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu maksada erişmeyi kolaylaştıracaktır.” Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ebru Oğuzhan Yeter - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alfa Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alfa Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Çocuklarınızın "Babalar Günün"de hediye almamasına kırılır mısınız?