Hayaller ve gerçekler; seçim sabahı kim...

Ne büyük hayallerle yola çıkıldı. Önce aday olup bulunduğu belde, ilçe, il ve büyükşehiri yönetme-hizmet etme hayalleri! Sonra aday olabilmek. Aday olabilmek kolay değil, oldukça meşakkatli bir süreç-yol! İlçe yönetimleri… il yönetimleri… en önemlisi genel merkez yönetimleri, daha da önemlisi genel başkanlar.

Hiç kuşku yok, nihai kararı genel başkanlar veriyor, bu arada alt birimlerden destek alınabilirse iş kolaylaşıyor! Ama o kadar kolay değil. Evrak, müracaat işlerinden sonra deriiin kulislerin içine girilecek! Kıyafetler düzülecek! Şık olmak, karar vericiye güzel şık-görünmek! Her yönetici ile sıkça görüşmeler yapmak.

Her görüşmeden taze bir umut çıkarmak; yöneticinin el sıkması, iki yanaktan öpmesi, çay-kahve ikram etmesi… görüşmenin uzunluğu, kısalığı… sohbetin samimiyeti, yüzeyselliği… hele birde araya tanıdık kuvvetli! dostlar-aracılar katıldı mı tamam gibi! Her hareketten sonuca yönelik olumlu anlamlar çıkarmalar…

Her aday adayı adaylık döneminde; tamam, filan genel başkan yardımcısı bana tamam dedi, benim işim garanti… garanti olan bir durum yokta olsun! Hele birde kısa da olsa genel başkanlarla görüşüldü mü iş tam garanti demektir…

Bütün bu merhaleler geçildi, aday olundu; şimdi seçmene kendini kabul ettirme zamanı. Büyük iddiayla aday adayı olup, aday olacağına yönelik umudu karar verircilerin gözünden anlayıp heyecana kapılıp aday olamayanlar mı, onlar bir başka seçime…

Alt yapı çalışmaları tamam, ekipler hazır; yönetilecek birimin o güne kadar çözülemeyen tüm sorunlarını çözmeye yönelik büyük! projelerde tamam.

Sıra geldi sahaya çıkmaya… Her yere gidilecek, her seçmene ulaşılacak. Seçmene ‘şirin’ gözükülecek. Seçmen şu anda ne derse tamam, ne isterse itiraz etmeden en kısa zamanda çözüm sözü verilecek. Eskiden el ense çekerek öpen siyasetçiler vardı. Şimdi de el ense olmasa bile ‘öpen öpene’… Her aday ‘halka’ en yakın aday olduğu iddiasında. Halkın içinden, kendilerinden olduğu, kentin sorunlarına en hakim aday olduğu iddiasında. Öpen öpene.

Kim öpüyor, aday kendisini seçecek seçmenleri öpüyor, sürekli halkın içinde olacağı sözleri veriliyor. Bugüne kadar yaşanan seçilene ulaşılamama sorunu yeni seçilecek adaya iletilerek; şimdiye kadar seçtiklerimize seçildikten sonra ulaşmadık yarın, size de ulaşamayız, seçilene, oyumuzu alana kadar. Olur, mu ben hep sizinle olacağım, aha da cep numaram, bana istediğiniz an ulaşacaksınız…

Bugüne kadar çözülemeyen sorunlar mı, onlar da tamam. Ne demek sorunların çözül(e)memesi! Ben sorunları biliyorum, projelerin hepsi tamam, ekibimle birlikte evelallah tüm sorunlar çözülecek, biz sorunları çözmek için adayız, kesin söz. Öpen, öpene…

Bütün adaylar yüzde yüz seçileceğine inanıyor. Her aday akşam yorgun argın yatağa girdiğinde ertesi gün başkan seçileceğine inanarak kalkıyor.

Hayaller sınırsız, makam odaları, makam arabaları, korumalar, şan şöhret.

Dün selam vermeyenlerin her biri başkanım diyecek. Sokaktan yürünürse, görenler saygıda kusur etmeyecek. Her geçen gün makamın büyüsüne kapılınıyor! Aynaya her bakıldığında ‘ben ne büyük adammışım’ duygusu basıyor!

Sorunlar mı, çözülür canım. Bunca yıl çözül(e)meyen sorunlar hemen öyle bir çırpıda çözülebilir mi. Çözülür bakalım acelesi yok ya! Birde bakılıyor, vaatler sınırsız, kaynaklar sınırlı…

Günler günleri kovalıyor, seçim zamanı bolca öpülenler öpülmeyi bekliyor, seçim öncesi iştahla öpenler bırakın şitahla öpmeyi, seçim öncesi öptüklerini öpmekten imtina ediyor! Verilen telefonlara sekreter-danışman-korumalar çıkıyor; başkan çalışıyor, yoğun!

Seçilmeyenler mi, hayaller bir başka seçime! Tabi büyük hayal kırıklıkları, o verseydi, bu verseydi, öyle olmasaydı, böyle olsaydı, seçilecektik. Bir seçilseydik, bak ne güzel işler yapacaktık. Ben değil, beni seçmeyenler kaybetti! Bizde biraz kaybettik canım…

Memleketin seçim manzaraları, bugüne kadar yapılan seçimlerde söylenenler not edilse, bir dönemde yapılanlar ve yapılmayanlara bakılsa, seçim dönemlerinde her sorunun çözüleceğini iddia edenlere, gökteki yıldızları bile indireme kudretinin kendilerinde olduğunu iddia edenlere inanılmaması görülecek ama onlara bakan kim?

Hayaller her zaman gerçeklerin önünde… Pazartesi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak; yeni bir dönem başlayacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ergün Aydoğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alfa Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alfa Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Çocuklarınızın "Babalar Günün"de hediye almamasına kırılır mısınız?