29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi Nasıl Gerçekleşti?

29 Mayıs 1453 İstanbul’un Fethi Nasıl Gerçekleşti?

Şanlı milletimizin görkemli tarihinde pek çok milat olarak nitelendirebileceğimiz dönem bulunmaktadır. Tarihimizin en önemli olaylarının arasında İstanbul’un fethi de er alıyor. Zira İstanbul’un fethinin dünya sahnesinde önemli bir konuma yükselmesini sağlayan unsurlardan ilki, bu fethin batıl adına yıkıcı, hak için ise yapıcı faaliyetlere sebep olmasıdır.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul’un fethini şölenlerle, coşkuyla kutluyoruz. Fakat bu konuda gündeme gelen yayınlarla ya da tarihi kaynaklar ile o kadar da yakından ilgilenmiyoruz. Bu durum kesinlikle üzerinde itinayla durulması gereken bir husus olarak öne çıkıyor.

İstanbul’un fethini büyük heyecan duyarak kutlamak yeterli değil… Heyecanın dayandığı kaynak bilgi olmaz ise bu heyecan kalıcı bir unsur olmaktan çıkıp geçici bir heves halini alabilir. Dolayısıyla atalarımızın bu şehri nasıl aldıklarını öğrenmek, hangi zorluklardan geçtiklerini bir nevi hatim etmek gerekiyor.

Söz İstanbul’un fethine gelince resmi tarihimizin yanında Hristiyanların kalemlerinden dökülen kaynaklara da itibar etmek gerekiyor. Çünkü bu kaynaklarda yer alan ifadeler şanlı fetih hareketlerinin nasıl gerçekleştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İstanbul Düştü adlı eseri kaleme alan Gustave Schlumberger, kuşatmanın nasıl gerçekleştiğini içeriden anlatan isimlerden. Kuşatılan insanların neler hissettiği ve yaşanılanlar hakkında birebir kaynak niteliğinde önemli bilgiler veren bu kitap, kuşatmaya an be an şahitlik etmiş vakanüvislerin yazdıklarından derlenerek günümüze ışık tutan bir kaynak niteliği taşıyor.

Nitekim kitapta yer alan bir kısımda, İstanbul’un fethi hakkında ibret verici bölümler bulunuyor. Bunların başında Osmanlı ordusunun taarruz öncesi hep bir ağızdan dua ederek çıkan uğultunun surların ardından bile duyulmasıdır.

Bu kitapta yer alan vakanüvis Barbaro’nun anlattıkları ise ders niteliğinde; “Türkler, özellikle de padişahın hiçbir ölüme boyun eğmeyen askerleri olan Yeniçeriler, surların dibine kadar gelip savaşmaya devam ettiler. İçlerinden birkaçının öldüğü anlarda, yerlerine hemen başkaları geçiyor ve ölen arkadaşlarını omuzlarına yükleyip götürüyorlar.” ifadelerini kullanarak yazılan kahramanlık destanının en ince ayrıntılarından bahsediyor.

Hatta kitapta bulunan çok enteresan noktalar da öne çıkıyor. İmparator Konstantinos, İstanbul’un fethi öncesi yapılan önemli hazırlıkların başında gelen Rumeli Hisarı’nın inşaatı sırasında, Sultan Mehmed’in teveccühünü kazanmak amacıyla inşaatta çalışan işçilere yiyecek ikramında bulunuyor.

Bu noktada öne çıkan bir diğer kitap da Kritovulos adlı Bizanslı tarihçinin kaleme aldığı kitaptır. 15. yüzyılda yaşayan bu tarihçi, Fatih Sultan Mehmed’in padişahlık döneminin 17 yılını kayıt altında tutmuştur. “İstanbul’un Fethi” adlı bu kitabı da muhakkak temin edip, Hristiyan kaynakların fethi kendi gözlerinden nasıl aksettirdiklerini dikkatle takip etmek gerekir.

Netice itibarıyla İstanbul’un fethi bir dönemin kapanışı, milletimizin dualarıyla yazdığı bir şanlı tarihin de dönüm noktalarından biridir. İstanbul’un fethini kutlarken, tarih bilgimizi de zenginleştirerek bu şanlı olayın kıymetini iyi bilelim, Fatih’in mirasına sahip çıkalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aleyna Algın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Alfa Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Alfa Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Çocuklarınızın "Babalar Günün"de hediye almamasına kırılır mısınız?