Gerçek Gündem

Seçim bitti, halk kararını verdi, saygı duymak gerekir.

Siyasi partiler, toplum bilimcileri, sosyologlar, anket yapan şirketler seçim değerlendirmesini ve analizini elbette yapacaklar.

Kim başarılı? Hangi hatalar yapıldı? Seçmeni etkileyen etkenler nelerdir? Hangi konularda ders alınması gerektiği, sonuçlar nasıl okunmalı… bu ve buna benzer sorular işin uzmanları tarafından sorulacak ve cevaplar bulmaya çalışılacak.

Biz seçmenler de, zamanla hangi kararın daha isabetli olduğunu göreceğiz.

Hayır cephesinde yer alan Saadet partisi genel Baş. Sn. KARAMOLLAOĞLU: “Hiçbir problemin çözümü sokak olamaz. Bir takım hatalar olmasına rağmen, bunu sokakta çözüleceğine inanmıyorum. Muhalefet partisi mensuplarına çağrıda bulunuyorum; Türkiyeyi bir sıkıntı içine sokacak beyanlarda bulunmasınlar. Hukuk içerisinde çözüm arasınlar.” Çağrı ve temennisine her kesimin kulak vermesi gerektiği kanaatindeyim.

Şimdi siyasetin gündeminden çıkıp, halkın gündemine dönelim.

Bana göre en önemlisi, İşsizlik ve yaşam standartları konusudur.

Giderek artan işsizlik konusuna kalıcı çözümler bulunmazsa, ötelenir veya pansuman tedbirlerle geçiştirmeye çalışılırsa büyük sıkıntıların olacağı bir gerçektir.

Aç ve işsiz insana bir şey anlatamazsın, Kur’an, iman, ahlak, vatan, bayrak vb. kutsal değer de zaman içinde açlık ve işsizliğe çare olamaz.

Uzun ve başarılı bir eğitimden sonra diplomasını alan birisinin birinci derdi kendisine uygun iş bulmaktır.

Bu güne kadar harçlık ve aldığı burslarla idare ettiği hayatını çalışarak, kazanarak ailesine ve topluma yaralı bir birey olmaktır. Hayatın gerçekleri ile karşılaşıp, iş bulmayınca hayal kırıklığına uğrar, çaresiz olur, kutsadığı değerler, zaman içerisinde önemini yitirir.

Devletimiz güzel hizmetler yapmıştır, bunlardan bazıları; kişi başına düşen milli gelirin artığı, köprü, tünel, alt ve üst geçitler, otoban ve yollar, hızlı tren, hava limanlar, sağlık alanındaki başarıları ve daha nice güzel hizmetler sayılabilir.

Ancak bu kadar olumlu ve güzel şeylerin yanında ülkedeki işsizlik artıyorsa, gençler arasında işsizlik oranı %20 geçiyorsa düşünmek ve çare bulmak lazım.

TMSF (Mevduat Sigorta Fonu) verilerine göre hesap sahiplerinin yaklaşık 0.14’üne ait olan 1 milyondan büyük mevduatın payı ise %54.2 seviyesinde bulunuyor. (Milli gaz.20 04 2017) Yani anlayacağımız dil ile bankalardaki paranın yarısından fazlası ülkedeki insanları binde on dürdü elinde iken geri kalan tüm parada binde dokuz yüz seksen altısının elindedir.

Mutlu azınlık ve işsiz gençler.

Hükumetimiz acil eylem planı yapılmalı, işsiz gençlere iş imkanı sunulmalıdır.

İş adamlarına işsizleri işe alın talimatı (ki ne kadar başarılı olacağı meçhul) ve teşvikler verme ile çözüm bulunacağı kanaatinde değilim.

Merhum Prof. Necmeddin ERBAKAN hocanın dediği gibi devlet “ağır sanayi” hamlesi başlatılmalıdır. Toplumda oluşan dengesiz ekonomik dağılımına acilen adil bir çözüm bulmalıdır.

Boşta gezen mühendis, işletme, maliye, eğitim fak. mezunları, lisans ve lisansüstü eğitimlerini tamamlayan işsiz gençlere kulak verilmeli, hangi alanlarda istihdam ve üretime katkı yapacakları araştırılmalı, devletin kaynakları artık üretime ve istihdama yönelik yatırımlara kaydırılmalıdır.

Özel sektör güzden geçirilmeli, diplomasını kiraya vermek zorunda kalan kişileri cezalandırma yerine, önleyici tedbirler alınmalıdır. Para sahibine verilen değerin fazlası eğitim görmüş kişilere verilmeli. Çalıştırdığı kesimlerin hak ettiği ücreti vermeyenler idari para yerime cezai işlemlerle caydırılmalıdır.

DUA VE SELAMLARLA..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yokuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.