ÇÜNKÜ BİZ; ÜMMETİ MUHAMMEDİZ (s.a.v)

Rabbimin(c.c) izni ilahisi ile İslam diyarı bu topraklarda mümin bir anne ve babanın evladı olarak dünyaya gelmiş, müslüman bir vatan evladıyım. Elhamdülillah. Ya Rabbi (c.c) sana ne kadar şükretsem, ne kadar hamd etsem, ne kadar tespih etsem yine az, yine azdır. Dinim İslam, Kitabım Kuran, Peygamberim, Hz.Muhammed Mustafa (s.a.v) Ne mutlu bana, ne mutlu. Lâkin bunun da bir bedeli, bununda bir sorumluluğu ve vecibeleri olmalı. Öyle değilmi? Elbette olmalı ve var. Zira Rabbimiz (c.c) nerede bir mazlum var ise, nerede bir zalimin zulmüne, işkencesine her türlü hunharca şiddet ve hiddetine düçar olmuş birisi var ise; ELİNİZLE YARDIM EDİN, YÜREĞİNİZLE YARDIM EDİN diye bizlere yani kainat üzerinde kimliğinde İslam yazan tüm müminlere İKAZ EDİYOR. Zira ilahi emir gereğince " MÜMİNLER ANCAK KARDEŞTİR. ÖYLEYSE KARDEŞLERİNİZİN ARASINI DÜZELTİN... (HUCURAT SÜRESİ 10)" O halde nerede; YARDIM EDİN, İMDAAAAT, YOK MU ELİNİ UZATACAK, YOK MU DÜŞTÜĞÜMÜZ YERDEN KALDIRACAK diyen tüm insanlara elimizi uzatmak, karınca kararınca ve gücümüzün yettiğince yardımda bulunmak İMANIMIZIN ASLİ VAZİFELERİNDEN BİR TANESİ. Elhamdülillah, hem yüce dinimizin bir ferdi olarak, hemde nerede bir mazlum var ise BURDAYIM, BURDAYIZ... ACIN ACIMIZDIR... ÜZÜNTÜN ÜZÜNTÜMÜZDÜR. SENİN BİR YERİNE İĞNE BATSA ÖNCE BENİM CANIM, CANIMIZ YANAR... BEN SENİN KARDEŞİNİM diyen güçlü ve kudretli bir devletin ferdi olmaktan sonsuz mutluluk, sonsuz hamd olsun. Binler kere sana şükürler olsun. Herkesin üç değil, üç bin maymunu oynadığı bir dünyada, mazlumların ve mahzunların ABİSİ olan ABİLİK YAPAN BİR DEVLETİN bir ferdiyim ben. Hemen hemen hergün ülkesinden kaçarak umudu Avrupa ülkelerinde arayan mültecilerin dramına bir yenisi daha ekleniyor. Sığınmacılar kendileri, çocukları ve aileleri için Avrupa ülkelerine sığınmak isterken, Türkiye'ye ders vermeye kalkan ülkeler ise sığınmacıları yok saymaya devam ediyor. Son olarak İsveç'in 106 yaşındaki Afgan Bibihal Uzbek'in sığınma başvurusunun reddetmesi Avrupa'nın vurdumduymazlığını bir kez daha gözler önüne serdi. İsveç'e varan yolculuğuna 2015 yılında başlayan Uzbek'e yardım eli Türkiye'den geldi. Bazen yürüyerek bazen de trenlerle önce Balkanlara gelen ardından da İsveç'e gelen Uzbek için Dışişleri Bakanlığı devreye girdi. Dışişleri Bakanlığı, İsveç hükümetinin sınır dışı etme kararı aldığı Uzbek'in Türkiye kabul edilmesi için adım attı. Kısaca sözün özü BİZ BURDAYIZ; KORKMA, ÜZÜLME, SIKILMA, dedik. Ya MYANMAR a ne demeli? Müslümanlarayapılan zulüm son olarak Myanmar'da vücut buldu. Budistler, binlerce Müslümanı çoluk çocuk demeden katletti. Sistematik soykırımdan kaçan yüz binden fazla Rohingyalı Müslüman kaçacak tek yerleri olan Bangladeş sınırına yürüdü. Bangladeş ise masrafları karşılayamayacağı için kapılarını açmadı ve on binlerce insanı ölüme terk etti. Tüm dünya bu insanlık suçunu görmezden geldi. Sadece Türkiye, binlerce kilometre uzaktaki bu insanlara sahip çıktı. Türkiye'nin "Kapıları açınmasrafları karşılarız" sözü ile yaklaşık 110 bin kişi Bangladeş'e giriş yaptı. Gördünüz mü devleti, devletin gücünü ? İSLAMİYETİ, MÜSLÜMANLIĞI, KARDEŞLİĞİ, KOMŞULUĞU, DEVLET ADAMLILIĞINI, İşte biz buyuz. Biz; ZAMAN ZAMAN DEĞİL, HER ZAMAN vecibelerimizi yerine getiren bir devlet, bir milletiz. ÇÜNKÜ BİZ; ÜMMETİ MUHAMMEDİZ(s.a.v) Rabbim bizi ve bizi idare edenleri bu istikametten inşaallah ayırmasın. Amin... Amin... Amin... Selam ve dua ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Ertekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.