Paralı Eğitim Ve Özel Okullar

Paralı eğitimi, Özel okulları ve devletin onları teşvik etmesini doğru bulmuyorum. Özellikle anaokulundan ta lise son sınıfına kadar olan kısmını hiç doğru bulmuyorum.

Özel okul ve onlara verilen teşvik primleri, devletin hazinesinde karşılanıyorsa ve bu hazine 80 milyon insanın hakkı ise, benden tasvip edip hakkımı helal etmem istenmemelidir.

Şunu diye bilirsiniz ki; "Devam ede gelen bir devlet politikası" bende "Olabilir ancak yanlıştan ısrar etmenin manası yok" derim.

Eğitim bir ülkenin şah damarı gibidir, varlığı ve bekası buralarda şekillenir. Onun için, fırsat eşitliği, bedava ve devlet tarafında verilmelidir.

Dinimiz İslam, Kur'an gibi bir kitaba sahip olması, ilk emri "Oku", Bedir savaşına katılan ve esir alınan Mekkeli müşriklerden, özgürlüklerine karşılık Müslümanları eğitmeleri.

Ebû'd-Derdâ: Ben Allah'ın Peygamber'inden işittim şöyle buyurmuştu:

“Her kim bir yola girer ve onda ilim isterse, Allah onun için cennete giden bir yolu kolaylaştırır. Melekler ilim öğrenenlere, yaptıklarından hoşlandıkları için, kanatlarını gererler. Göklerde ve yerde olanlar, hatta sudaki balıklar ilim öğrenen kimseye Allah'tan yardım ve bağış dilerler. İlim sahibinin âbitten (ibadet edenden) üstünlüğü, ayın diğer yıldızlardan üstünlüğü gibidir. Âlimler, peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne dinar ne de dirhem miras bırakmadılar, ancak ilim miras bıraktılar. Şu halde o ilmi alan büyük bir pay almış demektir." (Buhari, İlm, 10; Ebû Davut, İlm, 1; Tirmizi, İlm,19; İbn Mace, Mukaddime,17).

Dinimizce çok önemli olan eğitim ve öğretimin paralı olmaması kanaatindeyim.

İşin dini boyutunu bir kenara bırakarak, eğitimdeki bir sürü yanlışlıkların yanında, özel okul ve teşvikler konusuna tekrar dönelim. Bana göre devletin özel okulları teşvik etmesi "arkadaş ben eğitim işini iyi yapmıyorum, başarısızım, kalitem yeterli değil..." mantığıdır. Ya da “Ben koltuğumdan oturayım, maaşımı alayım, devlet imkânlarını yandaşlarıma peşkeş çekeyim” fikrini bana vermektedir ki o da yanlıştır.

Milli eğitim, kelimesinden de anlaşılacağı gibi "Milli" yani ülkenin değerleri, menfaati, varlığı ve bekasını esas alan, çağın müspet ilimleri ile donatılıp gelişmiş ülkelerle yarışa bilecek bir neslin yetişmesi olarak ben anlıyorum. Öyle ise bu değerlerin en üst seviyede verilmesi gereken yerler neden devlet okulları olmuyor da özel okullar oluyor?

Geçenlerde fiziki yapısı gayet güzel bir ortaokula gittim, temizlik ve laboratuvar konusunda eksiklikler gördüm, "Devletin özel okullara verdiği teşvikin bir kısmını hiç olmazsa devlet okullarına da verse, ihtiyaçları giderilir, kaliteli eğitim verilir, daha iyi olmaz mı?

Ülkenin her yerinde olduğu gibi, Diyarbakır’da da son dönemlerde mantar gibi özel okullar açılmaya başlandı, parası olan şartları yerine getirip devletten de primini alıp okul açıyor, dirsek çürütüp nice emekler harcayıp öğretmen olanların patronu oluveriyorlar.

Okulların isimleri, Batı ve Avrupa kültür ve felsefesini çağrışmakta, reklam ve panolarında milli ve manevi değerlerin izlerine rastlanmamaktadır.

Günümüz devlet ricalinin Avrupa ve Batıyı yüksek ses tonuyla eleştirildiği gerçeği ve açılan batı kültürüne yakın özel okullardaki bolluk ve bereket çelişki değil mi?

Milli ve manevi değerlerle büyümesini istediğimiz evlatlarımızı anaokulundan başlayıp batı değerleri ve felsefesi ile yetiştirirsek onlara yazık etmiş olmaz mıyız?

Eğitimde fırsat eşitliği çok önemli demiştim bu da özel ve devlet okulu ayırımı ile olması mümkün değildir.

Bir yandan sermayenin emrine giren ve devletin teşvikleri ile eğitim veren okullar, diğer taraftan birçok imkândan yoksun olan devlet okulları?

Zenginlerin, fakirleri daha iyi anlamaları için onlarla beraber yılda bir ay oruç tutmayı dinimiz farz kılmıştır.

Zengin ve fakir arasındaki muhabbet ve sevgiyi artırmayı amaçlayan Zekat dini bir vecibedir.

Akıl, baliğ, erkek ve mukim olan tüm Müslümanları, Cuma günü ve namazında; camilerde, saflarda, omuz omuza, fakir ve zengin, makam ve rütbe ayırımı olmaksızın bir tarağın dişleri gibi bir arada ibadet etmeleri, "Allah katında üstünlüğün ancak takva" ile olduğu gerçeği, dinimizde sınıfsal ayırımın ve üstünlüğün olmadığı delillerindendir.

Oysa eğitim gibi hayati öneme sahip bir kurumda, zenginlere hitap eden özel okulların varlığı sınıfsal ayırımın teşvik edildiğidir.

Bazılarınız "devletin verdiği teşviklerle fakir çocuklarına da bura da eğitim görmelerine olanak" olarak izah edebilir.

Kimse kusura bakmasın asgari ücretle ailesini geçindirmeye çalışan birisinin çocuğu buralarda okuması "zengin çocuklarının egosunu tatmin ve fakir çocuğun daha bir ezilmesine" sebebiyet olacağı ihtimali hep mevcuttur.

Bugüne kadar teşviklerle desteklenen özel okullar konusu bir daha düşünülmelidir?

Dünya sıralamasında ülkemizin eğitim durumu giderek alt sıralara düştüğü günümüzde, devlet okulları desteklenmelidir.

Eğitim için fedakârlıklar yapılmalı, herkese fırsat için, parasız ve bedava olmalıdır.

Bütçede eğitime ayrılan oran artırılmalı, kalitenin artırılması için de devlet okulları teşvik edilmelidir.

Eğitim işi ehline bırakılmalı, parası olan değil, eğitimi olanlar bu işle uğraşmalıdır. Zengin ve fakır ayırımının toplumda yer edinmesini önlemek içinde ilk iş okullarda başlamalı ve özel okullara uygulanan teşvikler kaldırılmalı ve zaman içinde bu okullar kapatılmalı ve devlete devir edilmelidir.

DUA VE SELAMLARLA..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yokuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.