BİZİ İÇTEN YIKAN SEBEP; ÇEKEMEMEZLİK

Değerli okuyucularım,

Bu hafta size insanları içten içe fark etmeden yıkan çekememezlik hakkında yazmak istedim.

İnsanlar arasında o kadar rastlıyorum ki böyle çekememezlik yapan insanları. Birbirlerinin dedikodusunu yapan, fakat olduğu yerde sayan insanlar. Nedir bunu yaptıran anlamaya çalışıyorum. İnsanların başarılı olmalarına destek olmak varken , neden en ufak bir hata görüldüğünde ve yahut başarısını aman ben bunu başarı olarak görmüyorum diyerek haset içinde yaşamak. Ben bunları bizzat yaşadım gördüm çevremden.

Çevremizde bu ateş kadar yakıcı kötü alışkanlıkların ne denli zarar verdiğini her gün ayrı ayrı görmekteyiz. Bir dostumuz bir işyeri mi açtı, hemen başlıyoruz tenkit etmeye. Bir tanıdığımız bir şirket mi kurdu, saldırmaya hazır bekleyen kişiler hemen görev başına geçiyor. Bir tanıdığımız yeni bir çalışmamı başlattı, onu yıkmaya, kötülemeye ve moralini bozmaya dünden hazırız. Kahvede, lokalde, dini ve sosyal mekanda fark etmez, hemen kritikler yola çıkar. En çok bilinen ve belirli olan sözcüklerde bellidir; „ben onu yıllardır tanırım, sen onu bana sor, biz kimin ne olduğunu iyi biliriz, ben onun babasını tanırım, biz bunların ne olduğunu biliriz v.s“ gibi basit, mesnetsiz, tamamen kıskançlık ve çekememezlik kokan bayağı cümlelerle toplum içinden kemirilmeye ve yakılmaya çalışılmaktadır.

Onu tanışan ne olur, bilsen ne anlama gelir, çocukluğunu bilmen onun iş yapmasına ve başarılı olmasına engel midir? Sen kimsin ve nesin ki, iş kuran ve proje geliştiren senden izin veya icazet alacak. Ruhundaki çirkinliği ve uyumsuzluğu insanların aleyhine her gün yaymaktan ne zevk alırsın ve eline ne geçer? Sadece koca bir hiç, alçak, basit ve habis ruhlar ancak başkasını kıskanmakla ve onlar hakkında dedi-kodu üretmekle topluma olan nefretlerini ortaya koyarlar. Onlar için kimin iş yaptığı veya başarılı olduğu önemli değildir, çünkü kendileri ruhen çökmüştür ve herkes için aynı şeyleri söylerler.

Allah yarattığı her insana doğuştan bazı değerler, özellikler (akıl, kalb, ruh, bilgi ve irade gibi) vermiştir. Bütün bunlar iyi anlaşılıp, değerlendirilir ve geliştirilirse kişiye çok farklı özel karakter kazandırır. Ben buna insan olma özelliği diyorum

Toplumun dayanışma içinde yaşaması için her türlü temel prensipleri düzenlemiş olan hadislerde kıskançlık, haset ve çekememezlik çok detaylı bir şekilde işlenmiştir. Peygamber efendimiz iki ayrı hadisinde şöyle buyurmuştur: “Bir koyun sürüsüne giren iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, içinde hased duyguları taşıyan müslümanın dinine verdiği zarardan çok değildir. Gerçekten ateş ödünü yakıp yediği gibi hased de iyilikleri yok eder.“Birbirinize hiddetlenmeyin, birbirinizi kıskanmayın, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları kardeş olun. Bir müslümana üç günden fazla din kardeşi ile kuş durması helal olmaz.”

Kıskanmadan bir insanın iyiliğini isteyen ve geniş bir gönülle, yardım eden , bereketli olsun, bir yardımımız lazım mı “ deyip destek veren insan gerçek insandır.

Herkese gerçekten insan olabileceği , çekememezlik duygusundan uzak günler diliyorum

Saygı ve sevgilerimle;

Hoşçakalın...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güldane Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'nın En başarılı ve En İyi Belediye Başkanı Kim? Ankara Belediye Anketi