YAŞAMIN BİZE SUNDUĞU SEÇİMLER

Merhaba Değerli dostlarım,

Bugün yazımı inanmak ve yaptığım şeçimlerimiz hakkında yazmak istedim.

İnanmak, bu günlerde bu zamanda hepimizin ihtiyacı olan şey… Karşılık beklemeden bir şeylere veya birilerine inanmak. Birçoğumuz inandıklarımızdan çok uzakta hayatlar yaşıyoruz aslında. Çünkü bir yerden sonra bırakıyoruz inanmayı. Gerçeklerle hayallerin birbirinden çok uzak iki şey olduğu düşüncesiyle hayallerimizi küçüklüğümüzde bırakıyor, yolumuza “yetersiz” gerçeklerimizle devam ediyoruz. Bunun sonucunda yaşadığımız hiçbir şey yeterli gelmiyor, devamlı yakınıyoruz karşılığını alamadığımız çabalarımızdan… Sorunlarımızın çözümü olmaktansa, nedenlerini araştırarak harcıyoruz vaktimizi. Hayat öyle ya da böyle akıp giderken yapamadığımız seçimlerimizin nihai sonuçlarıyla yani elde edemediklerimizle geçip gitmesine müsaade ediyoruz. Sevgi gibi verdikçe çoğalan bir duygu varken hırslarımızın, üzüntülerimizin kurbanı oluyoruz.

Hayatın seçimler üzerine kurulu bir oyun alanı olduğunu, kazandığımız ve kaybettiğimiz şeylerin her birinin bizler için bir tecrübe olduğunu bilerek yer almalıyız bu oyun alanında. Evet, güvenimizin yıkıldığı zamanlar oluyor, yanılıyoruz bazen. Yanlış şeylere değer veriyoruz, canımız yanıyor ve vazgeçiyoruz. Her yanıldığımızda bir darbe daha geliyor inancımıza. Zaten zar zor, tüm o önyargılara rağmen dikmeye çalıştığımız binamız, yine o önyargı sahibi kişiler ve çevre tarafından gün be gün daha da güçsüzleştiriliyor. Herkes kendi doğrularıyla bir karar almak durumunda.

İyi veya kötü bir tercih yapmak durumundayız. Acılarımız rehber niteliğinde yol göstermeli, yolumuzdan alıkoymamalı. Kendi yarattığımız düğümleri çözmek için harcadığımız çaba bu düğümleri yaratırken harcadığımızdan biraz daha fazla olsa aslında, birçoğumuz o hep istediğimiz mutlu, huzurlu hayatımızı elde edebileceğiz. Ancak sorunların içeriğine, nedenlerine öyle bir kaptırıyoruz ki kendimizi, mutsuzluğun esiri oluyoruz. Yaşam bize verilmiş kutsal bir hediyeyken bunu unutarak hareket ediyoruz çoğu zaman. Can Dündar’ın Kırmızı Bisiklet adlı kitabında dediği gibi “Hayat, kıymetini bilirsen, nihayetsiz bir düğün”.

Sevgi ve saygılarımla..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mutlu Mete Kaçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?