HAYATINIZ SİZİN Mİ?

İnsan dünyaya gelirken ailesinin nasıl olacağını seçemez. Bu fırsat insanoğluna verilmemiştir. Zengin, fakir, şehirde, köyde, yurtdışında, arabada bg. nasıl bir şekilde geleceğini ve belli bir yaşa kadar da nasıl yaşayacağını seçemez. Zaten sudan çıkmış balık gibi haldesiniz, bir de seçim şansı verilseydi eğer neyi nasıl seçmeniz gerektiğini de bilemezdiniz.

Bir şekilde doğdunuz, anne babanız sizi büyütmeye, hayatı tanıtmaya, konuşturmaya başladı. Siz işin heyecanına kaptırmış bir halde dünyaya alışırken ve onu keşfederken, bir anda anne baba şunu yapma, mmmm, onu alma, bunu elleme, koşma, terleme, bağırma, ağlama, onu değil bunu al bg. diye başladı size olumsuzlukları tattırmaya. Eee ne güzel eğleniyorduk. Ne oldu da bir anda kötü olduk şimdi? Diye bebek veya çocuk aklınızla düşünüyorsunuzdur. Yıllar geçer ilk okul, orta okul, lise hep ebeveynlerin dediklerine göre olur. Yemek seçemez, oyun seçemez, yatma saatini bile seçemezsiniz. Niye? Çünkü onlar en iyisini sizin için seçiyorlar zaten. Gerek yok seçmenize. Bir yere kadar çok güzeldir bu, sizi korur kollarlar. Elbetteki sizin iyiliğinizi istiyorlar. Yalnış olan bir durum yok. Ama yaş geldi 18'e. Dönüm noktası. Hem toplumsal olarak hem aile içinde artık bir erişkin sayılmaya başladığınız yaş. Bu yaşa kadar içinizde kendi seçimlerinizi özgürce yapma isteğini bastırmış halde geldiniz. Tam oh beee! diyecekken hoooop. O da ne? Anne baba hala izin vermez ki siz hayatı deneyesiniz. Bazı kararları almanıza izin verecekleri yerde halen kendi istedikleri, yetiştirildikleri şekilde davranmaya devam ederler. Haydaaa. E ama ben bunun için 18 yıl bekledim, dersiniz. Ne bu şimdi?

Eğer halen onların sizin hayatınızı bir kalıba sokmasına izin verirseniz, üzgünüm ama istediğiniz gibi bir yaşantınız olmayabilir. Hata yapma yetiniz bile olmayabilir. Yeni bir şey deneyemez, istediğiniz kişiye arkadaş olamaz, evlenemez, istediğiniz işe giremez bg. bir sürü ardı ardına baskı devam eder kendi kendinize. Sonuç ne oldu? Kimin hayatını yaşadınız siz şimdi? Kimin hayalini yaşamaya çalıştınız? Tabi ki ailenin. Özellikle iş ve eş seçimlerinde anne baba baskısı çok fazla ülkemizde. Yahu bırakın da insanlar kiminle yaşlanacağına, hangi işte mutlu olacaklarına kendi karar versin. Size göre memurluk iyi olabilir ama ben özel kesimde yükselmek istiyorum. Size göre üst komşunun kızı uygun olabilir ama onun benim için çok sıkıcı biri. Neden hayatımı ona bağlayayım? Hem ben daha evlenmek de istemiyorum ki, diyebilmelisiniz. Tabi bunu anne babalarımızı üzmeden söylemeliyiz. Sonuçta bizi o yaşa kadar getiren onlar. Ama istediğiniz hayatı kurmak için size destek olmalılar, istedikleri hayatı yaşatmak için buyurgan değil. Her zaman arkanızda olduklarını bilmeniz sizin için paha biçilmez bir destek ve kuvvettir. Eğer gerçekten dışarıdan bakıldığında bir zarar göreceğinize inanıyorsa aileniz, elbetteki sizi uyaracak, çekip karşısına konuşacak ve anlatacak. Onların yaşam deneyimi çocuklarınkinden fazla, görüş açıları daha iyidir. Bu söylediklerim tüm koşulları olağan kabul edersek geçerli tabi ki. Tam tersi durumlarda söz konusu olabiliyor. Yani çocuk kendini geliştirip ailesinin yaşamını daha iyi hale de daha kötü hale de getirebilir. İstisnalar kaideyi bozmaz.

Hayır demesini bilen insanlar olmalıyız öncelikle. Kimse sizi istemediğiniz bir şeyi yapmaya zorlayamaz. Bunun ne gönül koyması, ne küsmesi ne de hakla hukukla ilgisi olmalı. Dünyaya gelmenize aracı olmuş olmaları, dünyanızı yönetme olanağı vermez. Yarın öbürgün tek başınıza kaldığınızda kararlarınızı nasıl alacaksını peki? Hepimiz için aynı koşullar geçerli. Bazen hayatın tokadını da yer insan, okşamasına da maruz kalır. Hep iniş olmadığı gibi hep çıkış da yoktur. Bir şekilde dengeler kendini ama yaşanılan hayatın sizin seçimlerinizden oluşması önemli burada. Böylelikle sorumluluk sahibi, daha girişken, insancıl, üretken, kendi ayakları üstünde duran bireyler olur çıkar insan. Her insan bir evrendir. Unutmayın. Ve her evrenin ayrı kuralları vardır. Değişeni de değişmeyeni de siz belirlesiniz. Hayat sizin. İster birine emanet edin. İster hakimi olun. Saygı duyarım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.