Aile, Evlenme Ve Boşanma

Yuva kurmak, aile olmak ne kadar önemli ise, nikah akdı ile kurulan bu yuvayı korumak, güçlendirmek, iyi ve kötü günde, beraber ve omuz omuza olmak da o kadar önemlidir. Evlenme ve evlilik ilk olarak Hz. Adem (as) ile Hz. Havva annemiz tarafından cennette gerçekleşmiştir. Cenntte yani iyi günde beraber olan ilk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem ile Havva annemiz, şeytana uyup cennetten çıkarıldıktan sonra, dar gün olan dünya hayatında da bir ve beraber olmuş, birbirlerine kusur bulup suçlama yerine destek olup sıkıntıların üstesinden gelmeyi bilmişlerdir. Adeta nesillerinden gelecek insan oğluna evliliğin önemini yaşayarak göstermişlerdir. Hz. Aişe radiyallahu anha anlatıyor: Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Nikah benim sünnetimden dir. Kim benim sünnetim le amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zira ben, diğer ümmetlere karşı siz(in çokluğunuz) ile iftihar edeceğim. Kimin maddi imkanı bulunmazsa (nafile) oruç tutsun. Çünkü oruç onun için şehveti kırıcıdır." ( kut. sitte 1846/ 577-6564) Batılaşma hareketi ile başlayan batı hayranlığı ve hayat yaşam tarzı, zaman içinde toplumun geniş kesimlerinde kabul görmesi ile bazı sıkıntıların olması kaçınılmaz olmuştur. Günümüzde Tv. filim ve dizileri ile evlilik ve aile yapısını hedef alan yapımların etkisi ile meşru evlilikler azalmış ve boşanmaların artmasına sebep olmuş. Tuik (Türkiye istatistik kurumu) verilerine göre 2015 yılında 602 bin 982 olarak gerçekleşmiş 2016 yılında ise 594 bin 493 olmuştur. Evlenme yaşına gelmiş insan sayısı artarken buna karşı evlenme olayının azalması tehlikenin ayak sesleridir. Boşanmalar ise 2015 de 131 bin 830 ve 2016 da 126 bin 164 olarak gerçekleşmesi bir başka düşünülmesi gereken konudur. Batı medeniyeti yaşam felsefesi hayranlığının en yüksek olduğu iller olan İzmir boşanmada en yüksek oranda olması, Muğla, Antalyanın onu takip etmesi sorgulanması gereken sosyolojik bir olaydır. Buna mukabil Hakkari, Şırnak ve Sirt de boşanmanın düşük olması ve yine boşanmaların eğitim ve şehirleşme oranlarına göre artış göstermesi, araştırma konusu olmalı ve çareler üretilmelidir. Peygamberlerin hayatına baktığımızda evlenmenin olduğunu ancak boşanmanın pek olmadığını görürüz. Son Peygamber Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem evlenme çağına geldiğinde evlenmiş, evliliği teşvik etmiş boşanmanın helal olmasına rağmen "Allah'ı sevmediği" bir helal olarak belirtmiştir. Müslüman olan ülkemizde evlenenlerin azalması buna karşı her beş kişiden birinin boşanması, övündüğümüz aile yapısının ne kadar çatırdadığı ve yıkılmaya başladığının bir göstergesidir. Dağılan yuvalarda, mağdur olan kadın ve çocuklar, ülkenin varlığı olan çekirdek ailenin parçalanması, akrabalık bağının azalması, güven ve itimadın zayif olması devleti ve aileden sorumlu politikalar bakanlığını harekete geçirmesi gerekir. Çoğu yazımda değindiğim Tv. lerin evlilik dışı yaşamı normalleştirme, cinsen ihtiyacın tatmini, gayri meşru bir biçimde gidermede sınır tanımama, yayın ve politikalarını eleştirmem, mutlu ve huzurlu bir ülke için mutlu ve huzurlu ailelere olan ihtiyaçtan olduğu tezidir. Üzülerek belirteyim ki biz değil yuvayı yıkan politikalar başarılı olmuş daha önce bir şehirde parmak sayısı kadar olmayan boşanmalar artık binler, on binlerle ifade eder olmuştur. Gönül ister ki devlet politikası ve sistemi batının müspet fen, ilim ve teknolojisini, adalete ve insan haklarına gösterdikleri saygıyı önemli görmesi buna karşı batının yaşam tarzı ve hayat felsefesinden uzak durmasıdır. Evliliği cinsel tatmin olarak görmek, eğlence veya olmazsa da olur mantığına sahip olmak yanlışların başıdır. Fıtri olan cinsel tatmini meşru olmayan yollarla gidermeyi özendirici değil caydırıcı politikalar uygulanmalıdır. Uzun vadeli boşanma ve evlenme istatistiklerine bakıldığında boşanmalarda ekonomik krizlere bağlı artığı/azaldığı gerçeği yine batı yaşam tarzının etkili olduğu, tüketim ve israfın belirleyici olduğudur. Kurtçe bir deyim "Mır kaniye, jın liç çe" Yani erkek çeşmedir kadınsa onun toplayan baraj dır. Tv de gelinler bir araya gelip tanışma, nişanlama, çeyiz ve evlilik programlarını anlatıp birbirlerine puan vererek yarıştıkları programın birini izledim ve dehşete kapıldım. Aman Allah'ım bir evliliğin maliyetinin yüz milyara yakın olması (ev ve ev malzemeli hariç) israfın diz boyu olması "el insaf" dedirtecek cinstendir. Sadece düğün için tutulan salona ödenen 40 bin tl. Nişan, kına, salonları, elbiseler abartılı fotolar... "Ömründe bir defa" deyip savunabilirsiniz. Ben de "bu para bir çok aile için sermayedir" derim. "Bin bir gece masalları" ile yapılan bu harcamalar ve israf, sıra ödemelere gelince oluşan sıkıntılar ve yıkılan yuvalar. İslama göre evlilik bir ömür ile sınırlı değildir, dünyada başlayıp cennette devam edilecek sonsuz bir sevgi ve aşkın temelidir. Eşler, birbirini tamamlayan, kusurlarını örten, sevinçlerine ortak olunan, dertler ve sırların paylaşıldığı bir hayatın iki unsurudur. Kadına bir prens, erkeğe de bir prensestir. Mutlu yuvalar ve evlilikler dileğimle Allah'a emanet olun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yokuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'nın En başarılı ve En İyi Belediye Başkanı Kim? Ankara Belediye Anketi