YILBAŞI BİZİM NEYİMİZ OLUYOR?

Her yılbaşı gelirken genel anlamda İslam coğrafyasını bir talaş alıyor. Kimileri ya çıkarsa umuduyla bilet kuyruğunda vaktini harcıyor. Kimileri felekten bir gece çalma adına eğlence mekanlarında, tatil yerlerinde yerini alıyor. Kimileri evinde yine yılbaşı gecesine has kutlama yapıyor. Kimileri de yılbaşını Mekke'nin Fetih yıldönümü münasebetiyle bütün şer duygulardan uzak manevi bir atmosfer içinde geceyi ihya etmeye çalışıyor. Bu akşam sanal olarak yeni bir yılı kapatıp yeni bir yıla girmiş olacağız.Ömür sayfamızdan bir yaprak kapanacak ve yeni bir sayfa açılacaktır. Yapmamız gereken şey; işini bilen akıllı tüccar gibi Peygamberimizin; "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz." emrine uymak ve Hz. Ömer'in yaptığı gibi "Bu gün Allah için ne yaptın" sualiyle nefsimizi hesaba çekmek olmalıdır. Yılbaşı kutlamaları sıradan basit bir olay değildir. Dinimizin haram kıldığı içki,kumar,fuhuş,israf,cinnet,cinayet gibi pek çok kötülüklerin ve ahlaksızlıkların kutlama adı altında bir arada sergilendiği tabir caizse soysuzlaşmadır. İslâm’a ve İslâmî değerlere sırt çevirmenin, inanç ve yaşantı olarak namı-ı diğer aslımızdan uzaklaşmanın adıdır. O halde "Yılbaşı" bizim neyimiz oluyor. Bilindiği gibi Müslümanların inanç ve düşünce yapısı , kültür ve medeniyet anlayışı gayrimüslimlerinkinden farklı olup, yaşantı itibarıyla ferdi, ailevi ve toplumsal olarak onlarla benzeşmesi asla düşünülemez. Çünkü milletlerin ve devletlerin ayakta kalabilmeleri kendi kültür ve medeniyet değerlerine bağlı kalmaları ile mümkündür. Kendi milli ve dini mefahirlerini yok sayıp,körü körüne başkalarını taklit eden milletler ya taklitçisi olduğu milletin uydusu olurlar, ya da dünya coğrafyasından silinip giderler. Diğer taraftan milletlerin gücü topuyla tankıyla değil birlik ve beraberlikleri, kültürel değerlerine bağlılığı kalmaları ve eğitilmiş insanlarının varlığı ile ölçülür. O yüzden bir milleti ve bir medeniyeti çökertmek isteyen iç ve dış mihraklar o milleti ayakta tutan inanç ve ahlak değerlerini; örf, adet, gelenek ve göreneklerini hedef olarak seçerler. İşte emperyalist güçler İslam ümmetini geçmişte haçlı seferleri düzenleyerek silahla yok etmeye çalışırlarken, bu gün daha ekonomik olan strateji,metot ve siyaset değişikliği yaparak,kültür emperyalizmi yoluyla kendilerine benzetme ve kendilerine hizmet etme noktasına getirmişlerdir.Uyguladıkları metodun başarılı olmadığını iddia etmek mümkün değildir.Asrımızda Hıristiyan dünyasını temsil eden Papa’nın “Müslümanlar, yılbaşını Biz’den daha iyi kutluyor” sözü; tüm Müslümanlar için hem bir ibret, hem de bir zillet vesikasıdır. Hz. Peygamber: (s.a.v) "Kim başka bir millete (başka inançtan olan insanlara) benzemeye çalışırsa, oda onlardandır." Hz. Ömer (r.a) "ın İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız." " Sözleri de çok anlamlıdır.Tarihimiz, milli ve manevi kültürümüzün medeniyet değerlerimizin güzel hasletleri ile doludur. 6 asır bizi ayakta tutan şey, bizi biz yapan değerlerimize bağlılıktır. Yüce Allah bize dini ve ahlaki değerlerimize sahip çıkarak kimlik ve kişiliğimizi korumamızı emretmiştir. Nitekim ayetlerde;" İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Artık ona uyun.Başka yollara uymayın.Yoksa o yollar sizi parça parça edip sırat-ı müstegımden ayırır. ," Sizden kim Yahudi ve Hıristiyanları dost edinirse O onlardan olur." Bu ayetlerde gelenek görenek ve ibadetlerinde söz ve davranışlarında yeme ve içmelerinde, bayramlarında eğlence ve kutlamalarında başka milletlere özenti içinde olanlara şiddetli bir tehdit ve uyarı vardır. Hadisi şerifte ise: "Kıyamet gününde "ömrümüzü nerede tükettiğimizin,gençliğimizi nerede geçirdiğimizin,malımızı nereden kazanıp nereye harcadığımızın,ilmimizle ne amal işlediğimizin hesabı sorulacaktır. " Ne yazık ki sadece miladi takvimin başlangıcı kabul edilen bir gün olmaktan başka başka bir anlam taşımayan; sağlığı tehdit eden; içki içerek, kumardan ve şans oyunlarından medet umarak,ahlaki erozyon ve manevi tahribata yol açan, cinsel taşkınlıklar ve sapkınlıklar sergilenerek, israf ve savurganlıklara yelken açan,sıra dışı alış verişler yaparak kendilerini ağır yükümlülük altına sokan, çamlar kesilerek yılbaşı kutlamaları adı altında işlenen rezaletin bir Peygamberin doğum gününe izafeten yapılmasının bir Müslüman için kepazelikten başka bir anlam var mıdır ? Bu konuda C.hakkın "Ey İman edenler kendinizi ve aile fertlerinizi yakacağı insanlarla taşlar olan cehennem ateşinden koruyunuz."ayeti, Peygamberimizin."Hepiniz çobansınız güttüğünüz sürüden, yani emriniz altında olan kişilerden sorumlusunuz." hadisi şerifleri ile uyarılmamıza rağmen; Ahlaksızlığı ve hayasızlığı normalleştiren,israf ve savurganlığı körükleyen,yabancı kadın ve erkeklerin içkili ve eğlenceli mekanlarda ailece dans etmelerin, çılgınlık yapmaların,kadınlık ve annelik vakarlarını ayaklar altına almaların normal gibi gösterilmesi; Müslümanlar için hem inanç hem de amel bakımından ne hale geldiğimizin acı göstergesidir. Özellikle Devletin ve belediyelerin bu geceye has programlar tertip ederek, havai fişeklerle,eğlence tertiplemeleriyle, içkililere araç ve şoför tahsis etmek suretiyle destek vermesi kötülüklerin devlet eliyle teşvik edilmesi demektir. Devletin ve Organlarının görevi kötülükleri teşvik etmek değil, bilakis kötülükleri önleyici tedbirler almak ve kötülükleri teşvik eden yolları tıkamak olmalıdır. Özellikle bizim inanç değerlerimizle hiç bir ilgisi olmayan yılbaşı yortusu ve yılbaşı kutlamaları adı altında her yıl olduğu gibi günler öncesinde yapılan özendirici reklamlarla insanlarımızın zihinlerinin meşgul edilmesi, On numara, Şans topu,Süper Toto,Sayısal loto,Hemen kazan, İddia ve Milli piyango gibi çalışmadan para kazanmaya özendirilmesi, bilim fikir ve iş adamlarının ömür boyu çalışarak kazanamayacakları paranın yılbaşında devlet eliyle Milli Piyango İkramiyesi adı altında 70 Milyon gibi büyük paranın piyasaya sürülerek cazibe oluşturulması, bunun için bilet satıcılarının önünde kilometrelerce insan kuyruklarının oluşması bunun sözlü,yazılı,görsel basın yoluyla teşhir edilmesi halkı israfa,lüks tüketime, ve kumara özendirilmesi ve hepsinden öte duygu sömürüsü yapılması sonunda hayallerin yıkılması ne kadar acınacak bir durumdur. Bir taraftan içki,sigara,kumar gibi madde bağımlılığı ve kötü alışkanlıkları önlemek için devlet sağlık kurumlarını harekete geçirilirken, diğer taraftan halkın; yılbaşı kutlamaları adı altında aklı ve sağlığı tehdit eden içkili mekanlara,cinsel sapkınlıkların ve ahlaksızlıkların sergilendiğigece alemlerine, aile bütçelerini sarsan israf ve savurganlıklara ailelerin yıkılmasına sebep olan kumar illetine özendirmesi belediyelerin halktan aldıkları paralar ile rızasız bir şekilde havai fişek gösterileri, müzikli, eğlenceli açık alan programları tertip etmek sureti ile yılbaşı kutlamaları veiçinde barındırdığı rezaletlerin devlet eliyle desteklenmesi ne yaman çelişkidir.Oysaki devletin ve organlarının görevi kötülükleri teşvik etmek değil,gençlerimizi ve halkımızı içki,kumar,madde bağımlılığı ve piyango gibi şans oyunlarının ağından kurtarıcı tedbirler almak,helal kazanç yollarını göstermek olmalıdır. Devlet bütçesine şans oyunlarının satışından ve kazananların haksız kazancından para aktarmayı amaçlayan aynı zamanda gençlerimizi sinsice kumarbaz yapan böyle bir kurumun varlığı ve özellikle başında milli kelimesinin bulunması onurumuza dokunmaktadır. Piyango kumar,piyango haram ve piyango aynı zamanda milli. oysaki milli millete özgü,millete has öz kültürümüzü, medeniyet ve inanç değerlerimizi içine alan bir kavramdır. Kumar ve şans oyunları inanç değerlerimizin neresinde yer alıyor. Piyango şans oyunu aynı zamanda kumardır. Kumar oynatma kurumu ile milli kelimesini yan yana düşünmek mümkün müdür. Milli Piyango ya kökten kaldırılmalı, mümkün değilse başındaki "Milli" bu günahtan kurtarılmalıdır. Bu gece yapılabilecek en güzel şey geçtiğimiz yılın muhasebesini yaparak günahlarımızın ve yaptığımız yanlışların farkında olmak, yeni yılda dünya ve ahiretimiz için daha yararlı olacak ülkemizin,ailemizin huzur ve refahına katkı sunacak eylem planını hazırlamak olmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?