Yeteneğine Sahip Çık

"Sanat, elinizdekileri en iyi şekilde kullandığınızda ortaya çıkar." demişler. Doğrudur. Elinizdekileri değerlendirmeyi bilmeyip, güzel şeylere ulaşmak için başka şeylere ihtiyacınız olduğunu düşündüğünüz sürece sürekli mutsuzluk oluşacaktır. O da olsun, bu da olsun derken bir bakmışsınız elinizdekilerin de ömrü dolmuş ve artık kullansanız da yeteri kadar iyi duruma gelemezler. Bir düşünün, bir yeteneğiniz var ve siz üzerine gidip daha iyi hale getirmek yerine, parayı, olanakları, tanıdık çevrenizi bg. bahane edip geliştirmiyorsunuz ama içten içe de o yeteneğin sizde olduğunu ve heba olduğunu biliyorsunuz. İleriki bir dönemde bunun oluşturacağı mutsuzluk kalıcı bir hal alacaktır.

Diyelim ki el becerileriniz çok iyi. Tam bir uygulama insanısınız. Gel gelelim ki hiçbir yenilik denemiyor ve de üstüne koyarak ilerlemiyorsunuz. Allah vergisi yetenek boşa gitti. Çevrenizin olumsuz tepkilerine de çok kulak asarsanız, yine aynı sonucu elde edersiniz. Herkesi aynı sınava sokarak da insanları becerikli veya beceriksiz diye ayıramazsınız. Zira herkesin beceresi, yapabilirliği, algılaması bambaşkadır. Evet ortak bir alan mutlaka oluşacaktır. O yüzdendir ki doktorlar, hakimler, belediye çalışanları, sporcular, ressamlar, düşünürler, yazarlar bg. birbirlerini iyi anlamaktadırlar. Değilse, herkes aynı olsaydı hiç kimsenin işi hallolmazdı yeryüzünde ve tam bir karmaşaya dönüşürdü ortam.

Kimisi güzel yemekler yapar, kimi harika bir çalgı çalar, kimi inanılmaz gerçeklikte resim yapar, kimi yeni teknolojiler üretir, kimi çok iyi oyun yazar, kiminin yöneticiliği çok iyidir, kimi ormancılıktan iyi anlar, bir diğeri kazıbilimini sever, kimi tarihi kimi geleceği iyi yorumlar. Bu durumun çok çeşitli olması tüm insanlığın ileri gitmesi için çok önemlidir. Elbette bunun tam aksi yetenekte olup da geriye gitmeye neden olanlar da vardır ama neyseki çok fazla değil. Değişime karşı koymak mümkün olmuyor bir süre sonra.

Önce kendinizden başlamak üzere aile sahibiyseniz mutlaka çocuğunuzun da yeteneklerine dikkat kesilip, onu doğru yönlendirerek ve yüreklendirerek geleceğe çok güzel bir miras bırakabilirsiniz. Ama şunu da unutmayın. Herkesin çocuğu mühendis, alim, başkan, doktor bg. olmak zorunda değildir. Unutmayın ki mutluluğun en büyük nedeni sevdiğin işi, hayatının işi yapabilmekten geçiyor aynı zamanda. Böylece ömür boyu çalışmak zorunda da kalmaz hiç kimse. Yetenek desteklendiği ölçüde mesleğe de dönüşecektir. Aile olarak kendinizi değil, çocuğunuzun mutlu bir yaşamı olması için uğraşmalısınız. Onun mutluluğu sizin de olacaktır zaten.

Malumunuz, ülkemizin de bu konudaki tavrı çok iyi değildir. Nice beyinler göçü yaşamış bir ülke olarak kaybımız çok ciddi. Her alanda zehir gibi aklı olan vatandaşlarımızı bir başka ülke hemen kendine alıyor ve kullanmaya başlıyor. Sonuç, gelişmekle gelişmemek arasındaki bir ülke ekonomisi, teknolojisi ve dahası. Bunun önüne geçmek öncelikli olarak ailenin, sonra yaşı erdiğinde kişinin kendisinin ve daha sonrasında ise doğru şekilde doğru yönetime gelmiş insanların, bu yetenekli kişilere birer kazanç olarak sahip çıkmasından geçiyor. Bakın o zaman nasıl da Türkiye ayağa kalkıp şahlanıyor ve ilerliyor.

İçinizdeki yeteneğin özgür kalması dileğiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tolga Ziyagil - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.