Spor Pazarlaması

Spor pazarlamasının, pazarlama prensiplerinin spor alanına uygulanması şeklinde kısaca tanımı yapılabilir. Spor pazarlamasının hedeflerinden ilki; spor tüketicilerine spor hizmetleri ve ürünleri ulaştırmaktır. Diğeri ise tüketim ürünlerinin pazarlanması ve tanıtımında sporun aracı olarak kullanılmasıdır.

Futbol endüstrisi her geçen gün büyümekte ve gelişmekte olan bir sektör. Artık günümüzde hem izleyiciler bakımından, hem de kulüpler bakımından show business olarak görülmeye başlandı. Özellikle kulüplerin bu açıdan bakması gerekiyor ki bu açıdan bakmayan kulüpler diğer rakiplerinden saha dışında bir adım geriden gelmeye mahkum kalacaklardır. Bu endüstri büyüyüp geliştikçe kulüplerde buna ayak uydurmak zorunda kalacaklar ve spor pazarlamasına özen göstermeye devam edecekler. Özellikle dijitalleşen dünyada kulüpler iletişimini, pazarlamasını,etkileşimini sosyal medya üzerinden kolaylıkla yapabilir ki sosyal medyayı bu anlamda çok etkili kullanabilmek önemli. Basit bir örnek vermek gerekirse kulüplerin web sitelerinin açılış sayfalarında ki etkileşim ve iletişim bile çok önemlidir. Kendi dilleri dışında diğer ülkelerin dillerine yer vermeleri bile spor pazarlaması açısından önemlidir. Mesela kendi takımında Brezilyalı futbolcu çoğunluktaysa Portekizce diline mutlaka yer verilmeli diye düşünüyorum.

Futbol takipçisi ve futbol tutkunu birisi olarak futbolda show business denildiği zaman benim aklıma ilk gelen lig Premier League olur. Bunun sebebi olarak her sene 7- 8 takımı ile şampiyonluk mücadelesi veren, rekabette heyecanı, futbol tutkusunu ve seyir zevkini 90 dakika yaşatan bir lig olduğunu söyleyebilirim. Show business tabirini hak eden premier league gelir dağılımlarının içinde en yüksek geliri de yayın gelirlerinden almaktadır ki bu da markalaşmış bir lig ve markalaşmış takımlardan oluşmasından kaynaklanmaktadır. Her zaman rekabetin ön planda tutulmasının yanında yıldıza dayalı bir model de show business ve spor pazarlamasında öncülüğünü kanıtlar niteliktedir. Ayrıca gözlemlerime göre premier league takımları için eşit fırsat dağılımları mevcut. Ligler başlamadan sadece şampiyonluğa oynayan takımları ön plana çıkartmak yerine rekabete dayalı bir sistem ile her takıma eşit şekilde imkanlar ve şartlar sunularak şampiyonluk yarışına hepsinin dahil olması spor pazarlamasında ileriye gitmenin önemli yollarından birisidir. Burada bir eleştiri bizim spor pazarlaması anlayışımıza olacak. Lig başlamadan önce sadece şampiyonluk yaşamış takımlar ön plana çıkartılmakta, diğer takımlara çok fazla önem verilmediğini düşünüyorum açıkçası bu da diğer takımların hem taraftar çekme sorununa sebep olmakla birlikte ürünlerini pazarlamakta da zorlanmaktalardır. Rekabete dayalı bir sistem ile liglerin marka değerinin yükselmesine de katkı sağlanmış olunur. Bana göre premier league bu sebepten dolayı diğer liglerden bir adım önde. Unutulmaması gereken bir diğer husus ise, bir kulüp ne kadar büyük olursa olsun ne kadar fazla markalaşmış futbolculara sahip olursa olsun mutlaka pazarlama planı olmalı.

Yazımı bitirmeden önce kısaca spor sponsorluğundan da bahsetmek istiyorum ama bu kavramı ayrıca bir diğer yazımda geniş bir şekilde ele alacağım. Sponsorluk kavramını bağış ya da yardımseverlik ile karıştırmamak gerekiyor. Sponsorluğun asıl teorisi değişimdir. Yani iki taraf olmalı ve bu iki tarafında birbirinden çıkarları olmalı, birbirlerine bir şeyler vermeliler. Diğer yazımda; Bireysel sporcu sponsorluğu, spor takımları sponsorluğu ve spor organizasyonları sponsorluğu olmak üzere üç türü olan sponsorluk kavramına detaylıca yer vereceğim. :)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Atsan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.