Arafat

Biz değerlerimizin birçoğunu kaybettik.

Benliğimizi kaybettik.

Bizi biz yapan ne kadar da güzel hasletlerimiz vardı.

Bizi gerçek insan yapan ve gerçek mümin yapan ne kadar da muhteşem hasletlerimiz.

Kaybettiklerimizi saymaya kalkarsak, buna güç yetirebilir miyiz?

Hayır.

Biz bu değerlerimize ve hasletlerimize nice zamandır hasret kaldık.

Bu değerlerimizi ustaca istismar eden bazı insanlara da çok yaman kandık zaman zaman.

Ustaca yapılan bu aldatmacalara bütün varlıklarını kaptıran insanları hayret ve ibretle seyrettik.

Belki Rabbimiz bizlerin çoğunu acz ve fakrımıza binaen muhafaza buyurdu.

Kaybettiklerimizi bazen yanlış kişilerin elinde zannettik.

Yöneldik ve ne kadar da çok hayal kırıklıkları yaşadık.

Arafat, kaybettiğimiz değerlerimiz ve muhteşem hasletlerimiz ile yeniden buluşmak için bize sunulmuş büyük bir fırsat.

Bembeyaz kefenleri misali ihramlarına bürünen milyonlarca mümin ile birlikte bu duyguları yaşamak ve ruhen yeni bir arınma için kararlılık adımları atmak büyük bir fırsattır.

Ruhumuzu ve kalbimizi kuşatmış süfli ve karanlık kafesleri parçalamak ve yolumuzun üzerinde durarak bizleri yanlışlara sevk eden şeytanları hayatımızdan kovmak için bir büyük başlangıç olabilir.

Bizi gerçek mahiyetimiz ile buluşturmak ve bu dünyaya gönderilme gayeyimiz üzerinde yoğunlaştırmak için yeniden başlayabiliriz geride kalan hayatımıza.

Geçmiş hayatımızı derin ve esaslı bir muhasebeye tabi tutabiliriz.

Hata ve günahlarımızdan duyacağımız samimi ve halis pişmanlıkları Rabbimize arz edebiliriz.

Nefsimize olan esaretin prangalarını parçalayabiliriz.

Bizi hakiki mümin olmaktan alıkoymak için büyük gayret gösteren şeytanlarımız ile yeni ve kararlı bir cihadın en önemli adımını atabiliriz.

Hayata yepyeni insanlar ve tertemiz müminler olarak yeni bir başlangıç yapabiliriz.

Rabbimizin huzurunda yeni ve tertemiz bir ahidname imzalayabiliriz.

Gerçek ve ihlaslı bir ilticayı kabul etmek zaten Rabbimizin şanındandır.

Rabbimiz Arafat’ta böyle bir fırsat verir aciz ve günahkar kullarına.

Biz de gönülden ve bütün varlığımızla şu ifadeleri bütün kainatı lerzeye getirecek şekilde haykırmalıyız:

"Lebbeyk Allahümme Lebbeyk. Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk. İnnel hamde vel ni'mete leke vel mülk. La şerike lek."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Menek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs aşısı çıktığında yaptırmayı düşünür müsünüz?