AKP’NİN 15 YILLIK SÖMÜRÜ BİLANÇOSU: EMEKÇİLERİN HAKLI “HAYIR”I

1.Giriş

15 yıllık AKP iktidarıTürkiye’yi, toplumun bütün kesimleri açısından derin bir çıkmaza sürüklemiştir. AKP eliyle işsizliğin, kadın cinayetlerinin, intiharların arttığı, eğitim oranlarının, işlenen tarım alanlarının azaldığı bir ülke yaratıldı.

İktidarın dayattığı Başkanlık sisteminin 15 yıldır süren siyasal, sosyal ve ekonomik krizleri derinleştireceği ve emekçiler açısından daha kötü sonuçlar doğuracağı açıktır. Emek dünyasının 15 yıllık rakamlarına bakıldığında neden “Hayır” denilmesi gerektiği açıkça ortaya çıkacaktır.

AKP iktidara geldiği günden bu yana en çok emekçi kesimin sıkıntıları artmış, emekçiler işsizlik ve güvencesizlik kıskacına atılmıştır.

Belli dönemlerde beyaz eşyada, otomobilde vergi indirimine giden, işverenlere vergi indirimi imkanı sunan iktidar, emekçi kesimi daima görmezden gelmiş, emekçilerin yaşadığı sorunlar akıllarına dahi gelmemiştir. Son 15 yılda, devlet politikalarıişçiden çok işvereni düşünen bir hale getirilmiştir.

2002 yılında 226 lira olan asgari ücret, bugün 1404 liradır. 2002 yılında asgari ücretle 2 bin 511 adet yumurta alınabiliyorken, bugün bu sayı 600’e kadar düşmüştür. Vatandaşın alım gücü azalmış, yoksulluk artmıştır. Muhalefetin asgari ücretin artmasıyla ilgili verdiği tüm çabalara rağmen asgari ücret sadece 104 lira arttırılmıştır.

2002’de %10,3 olan işsizlik oranı, 2017’de % 12,7’ye yükselmiştir. Dar tanımlı işsiz sayısı 3 milyon 872 bine yükselirken, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 7 milyona yaklaşmıştır. Rakamlar işsiz sayısının son 10 yılın en yüksek düzeyinde olduğunu göstermektedir.

Türkiye’de her üç çalışandan biri kayıt dışı çalışmaktadır. Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 33 olarak açıklanmıştır.

Yüz binlerce kişi ise uzun süreli işsizlikle mücadele etmektedir. Bir yıldan fazla süredir işsiz olanların sayısı 818 bine ulaşmış vaziyettedir.

Tüm bunların yanında OHAL’le artan grev yasaklarına yenilerinin ekleneceği ve -hükümetin açıklamaları göz önünde bulundurulursa- emekçilerin en doğal haklarından biri olan kıdem tazminatının fona devrinin gerçekleşeceği hatta kaldırılacağı ortadadır. Dayatılan Başkanlık sistemiyle Cumhurbaşkanı kararnamelerle kıdem tazminatları kaldırılabilir, grev, yürüyüş ve benzeri birçok eylemi de kimseye sormadan ve kimseye hesap vermeden yasaklayabilir.

2. Basın Emekçileri

Son 15 yılda basına yönelik baskılar hızla artmaktadır. Erdoğan’ın geçen günlerde yaptığı “Cezaevinde tutuklu gazeteci yok” açıklamasına karşın, basın meslek örgütlerinin belirlemelerine göre cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan 18’i imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü 155 gazeteci bulunmaktadır.

KHK’larla ise16 televizyon, 3 haber ajansı, 23 radyo, 46 gazete, 15 dergi ve 29 yayınevi kapatılmıştır.

2001 kriziyle birlikte işsiz kalan 5 bin medya çalışanının sayısı iki katına çıkmıştır. Şu an Türkiye’de 10 bine yakın medya çalışanı işsiz durumdadır.

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında ise 180 ülke içinde 151’inci sırada yer almaktadır.

3. Akademisyenler

OHAL’le beraber gelen KHK’ların binlerce akademisyeni işsiz bıraktığı ortadadır. Son KHK’larla 112 üniversiteden 4 bin 811 akademisyen ihraç edilmiş, akademisyenlerden sadece 16’sı başka bir göreve iade edilmiştir.

4. Beyaz Yakalılar

Kıdem tazminatı kaygısı, Zorunlu Bireysel Emeklilik Sigortası (BES), güvencesiz çalışma gibi sorunların çözülememesi ve günden güne artmasıyla beyaz yakalılar için de çarenin “Hayır” olduğu açıktır. Güvencesizleştirilen, emeği değersizleştirilen ve örgütlü yapısı parçalanan beyaz yakalıların da tek çıkış yolu “Hayır”dadır.

5. Tarım İşçileri

Türkiye’de son 15 yıllık dönemde çiftçi yaklaşık 26 milyon dönüm tarım arazisini ekmekten vazgeçmiş durumdadır ki bu yaklaşık olarak Belçika`nın toplam yüzölçümüne yakın bir alandır. Son 10 yılda 1 milyon çiftçi tarımı bırakıp kente göçmüştür.

Çiftçinin tarım desteklerinden ve kredilerinden yararlanabilmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili sisteminde kayıtlı olması gerekmektedir. Buna kapsamda, son 10 yıllık süreçte Çiftçi Kayıt Sistemi`nde kayıtlı çiftçi sayısı yaklaşık olarak 550 bin kişi azalarak 2,2 milyona gerilemiştir.

2002 yılında tarımın toplam istihdamdaki payı yüzde 35 iken; 2015 yılı itibariyle bu oran yüzde 20’lere gerilemiştir.

2002 yılında bankalar tarafından çiftçiye kullandırılan kredi 4 milyar lira iken, 2016 yılında 73 milyar liraya yükselmiştir.

6. Genç Emekçiler

Genç nüfus ise geleceksizlik kıskacındadır. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 3.5 puan artmıştır. Genç işsizlik oranı yüzde 22.6 olarak açıklanmış, bu da yaklaşık her 4 gençten birinin işsiz olduğu anlamına gelmektedir.

Yüksek öğrenimli işsiz sayısı ise 3,1 puan artarak yüzde 13,9 olmuştur. Son 10 yılda üniversite öğrencisi sayısının 2 milyondan 7 milyona çıktığı Türkiye, “diplomalı işsizler ülkesi” olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Bu resmi rakamlar gösteriyor ki referandumda onaylanacak anayasa taslağında seçilme yaşını 18’e indiren iktidar, gençlere iş ve eğitim imkanı bile sağlayamamaktadır.

7. Kadın Emekçiler

Son bir yılda sigortalı çalışan 40 bin kadın işten çıkarılmıştır. Kayıtsız çalışanlarla birlikte bu sayının yüz binleri bulduğu vurgulanmaktadır. Ülkemizde erkeklerin iş gücüne katılımı, kadınların iş gücüne katılımının 2 katından fazladır. Kasım 2016 TÜİK verilerine göre, kadınların iş gücüne katılma oranı yüzde 32.7’dir. Bunların yüzde 43.5’ininde kadınlar kayıt dışı çalışmaktadır. Yani çalışan kadın emekçilerin neredeyse yarısı kayıt dışıdır.

TÜİK’in verilerine göre, kadın işsizliği son iki yılda yüzde 36 artarak 1 milyon 151 binden 1 milyon 566 bine yükselmiştir.

Aynı verilere göre, 2006 yılında yüzde 19.4 olan genç kadın işsizlik oranının bir önceki yılın Kasım ayına göre 6,9 puan artarak 28,6’ya yükseldiği görülmektedir.

2006 yılında yüzde 18.9 olan tarım dışı kadın işsizliği artarak yüzde 20,7’ye yükselmiştir. Tarım dışı genç kadın işsizliği ise yüzde 33,9 olarak gerçekleşmiştir. En büyük artışın tarım dışı genç kadın işsizliğinde yaşandığı görülmektedir.

8. Emekliler

Türkiye’de 12 milyona yakın emekli olduğu belirtilmektedir. En düşük işçi emekli aylığı, 1.350 TL, en düşük Bağ-Kur emeklisinin aylığı ise 1.204 TL (en düşük memur emekli aylığı da) 1.752 TL’dir.

Açlık sınırı, yani dört kişilik bir ailenin sadece mutfak masrafı ise 1.481 TL’dir. Veriler gösteriyor ki, emeklilerin yüzde 70’i açlık sınırının altında yaşamaktadır. Türkiye’deki emeklilerin yüzde 33’ü geçinemediği için hala çalışmaktadır.

Emeklilik yaşının 65’e yükseltilmesi, “sağlıkta devrim” adı altında muayene ücretleri arttırılması, ilaç katkı paylarının yükseltilmesi, özel hastanelerdeki katkı payı ve ilave ücret uygulaması gibi son 15 yılda AKP eliyle emeklilere uygulanan bu politikalar emeklilerin de “Hayır”ını güçlendirmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necati Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'nın En başarılı ve En İyi Belediye Başkanı Kim? Ankara Belediye Anketi