KİMİN HİMMETİ MİLLET İSE, O TEK BAŞINA KÜÇÜK BİR MİLLETTİR.

Vay be, olursada böyle olur ve/veya olsun ve böyle olmalı dediğiniz çok ama çok anlar vardır. Yanılmıyorsam tam on yıl önce tüm ulusal kanallarda bir haber çıkmıştı. Hatırlayacaksınız. Antalya'da yaşayan bir teyzemiz felçli bir Rus genci evine almış ve bir bebek misali adeta kendi evladı gibi baktığına şahit olmuştuk. " Vay be, demek böyle mangal gibi bir yüreğe sahip insanlarımızda varmış" demiştim. Aradan onca yıl geçti ve biz o ablamızı unuttuğumuzu düşünürken, bugün gene ulusal bir gazetenin sayfalarında bu ablamız ile alakalı olarak bir haber gözüme takıldı. Benim için bir rol model olan bu ablamız ile alakalı olarak gazetede yer alan haberde.

" Hiçtanımadığı felçli Umut'a 10 yıldır annelik yapan, gence şefkatle bakan Gülsüm Kabadayı, kurduğu dernekle engellilerin umudu olmaya başladı. Tüm Türkiye'nin takdirini kazanan Gülsüm anne ile Umut'un yolu 10 yıl önce Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde kesişti. Hastaneye bir yakınını ziyarete giden Kabadayı, trafik kazası geçiren ve kimliği bilinmeyen genci sahiplendi. Ona Umut ismini verdi. Her ihtiyacıyla yakından ilgilendi. Umut'u Antalya ve Samsun'daki çeşitli rehabilitasyon merkezleri ve hastanelerde tedavi ettirdi. Umut da 46 yaşındaki güzel yürekli Gülsüm annenin şefkatiyle dile geldi. Mucizevi şekilde tepki vermeye başlayan Umut, Kabadayı'ya 'Anne' diye seslendi. Kabadayı, Antalya Korkuteli'nde yardıma muhtaç birçok engelli olduğunu fark etti. Hemen harekete geçti. Engellilere yardım edebilmek için Korkuteli Engelli Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ni hayata geçirdi. İlçedeki 55 mahalle ve köyü tek tek gezerek, 250 engelli olduğunu tespit etti. Kabadayı, şunları söyledi: "Engelli ve yaşlı hastalarımızı sevindirmeye çalışıyoruz. Çalmadık kapı bırakmıyoruz. Engellilerin eli, kolu, gözü, ayağı ve sesi olduk. Daha çok çalışacağız." diyordu o haberde. Okudum, bir daha okudum, sonra bir kez daha okudum gayri ihtiyari .

" HELAL OLSUN SANA GÜLSÜM ANNE. HELAL OLSUN" dedim. Bilerek ve isteyerek, yada gayri meşru doğurduğu çocuğu apartman boşluklarına, tuvalet çukurlarına, cami önlerine hatta ve hatta çöp konteynırlarına bizzat öz be öz annesi tarafından atılan masum, sabi bebeklerin dramlarını okuyunca seni yere göğe sığdıramayasım geliyor GÜLSÜM ANNE. Birde üstüne üstlük böyle bir organize çalışmanın içerisine girince Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Hutbe-i Şamiye adlı eserinde geçen;

“Bir adamın kıymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir. Kimin himmeti yalnız nefsi ise, o insan değil, çünkü insanın fitratı medenidir. Ebna-i cinsini mülahazaya mecburdur.” (Hutbe-i Şamiye, 569) sözlerini okuyunca bir kez daha bu sözün ne kadar mana dolu olduğunu idrak ettim.

Evet, kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla bir millet olduğuna Gülsüm annenin yapmış olduğu bu çalışma bir delilidir.

Sen kalk, on yıldır yataktan kalkamayan felçli bir delikanlı için usanmadan,

" yeter artık bıktım yaa bıktım " " of yaaa of. Nedir benim bu çilem " demeden çalış, çabala sonrada İlçedeki 55 mahalle ve köyü tek tek gezerek, 250 engelli olduğunu tespit et. Üstüne üstlük sonrasında da bu tespit edilen ihtiyaçları, birebir ihtiyaç sahiplerinin ayağına kadar götür. Ne diyeyim sana Gülsüm Ana? ha ne diyeyim?

ANA GİBİ ANA,

ANA GİBİ YAR... olduğunu cümle aleme ispat ettin. Ellerinden değil ayaklarından öpülesi, koca yürekli ana...

Seni böyle yüce gayeler içinde çalışmaya yönelten bu himmet duygusunun inşaallah tüm insanlarımızın kalblerine nakş edilmesini Rabbi Rahimimden niyaz ediyorum. Amin...

Himmeti yazmış iken manasınıda bir paragraf halinde isterseniz aktaralım, aktaralım ki kafalarda " nedir bu himmet?" meselesi kalmasın. Himmet, bütün kuvvetiyle yönelme, azmetme, cehdetme manalarına gelir. İnsan, bu özelliğini yüce ve ulvi maksatlar için kullandığında, onu daha da yüceltmiş olur. Böylelikle kendisi de farklı bir insani seviye kazanmış olur. İNŞAALLAH himmetini millet yapan o yüce insanların sayısı çoğalırda çoğalır.

Evlatlarını çöp bidonlarına atan taş yürekli, görünürde ana (!) fakat canavar ruhlu insanları Gülsün ananın yanına gönderip hem analık öğretmek, hemde yazının başlığındaki Himmet kelimesini sadece beynine değil bütün kılcallarına kadar nakş etmek gerekir.

Evet son sözümüz

“Bir adamın kıymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir. Kimin himmeti yalnız nefsi ise, o insan değil, çünkü insanın fitratı medenidir .” (Hutbe-i Şamiye, 569)

Selam ve dua ile..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Ertekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.