BİLKİ SENİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ...

Abdulhamid'den sonra zincirleri kırmak isteyen bir lider daha bulduk ama. Tüm yükü tek başına taşıttığımız gibi ayağımız taşa değse ona...

Abdulhamid'den sonra zincirleri kırmak isteyen bir lider daha bulduk ama. Tüm yükü tek başına taşıttığımız gibi ayağımız taşa değse ona söyleniyoruz. Kuşatmanın derinliğini idrak edemiyoruz. Lider eksenli bir milletiz ve ekseni kaldırdığımız an bizi parça parça ederler ve birbirimize yem ederler. A.g.e Şevki Karabekiroğlu. Her geçen gün bir ateşin veya bir ateş çemberin içinden geçmeye mecbur kalıyoruz. Rabbimin(c.c.) inayeti, mazlum ve mahsun ülkemin ve İSLÂM coğrafyasındaki insanlarının duası ve gayretleri ile içine atılmak istenen dipsiz kuyudan kurtuluyoruz. Rabbim (c.c.) işin ve iktidarın başında bulunan liderlere, bürokratlara, politikacılarına ismi, cismi, resmi ne olursa olsun bunların hiçbirine takılmıyorum. Sadece ve sadece ihlas ile HEPSİNDEN ALLAH RAZI OLSUN diyor, diyoruz. Hepimiz, tıpkı İbrahim'i (a.s) ateşe atmak için yakılan devasa ateşi o mini minnacık gagası ile söndürmeye çalışan serçe kuşu gibiyim, gibiyiz. Hep anlatılır, anlatırız ya; Serçe kuşuna sormuşlar; -Nereye? -Devasa ateşi söndürmeye. -Kocaman, devasa ateşi bu gaganda taşıdığın su ile mi söndürmeyi düşünüyorsun? -Evet, gagamda taşıdığım o bir damla su ile. Devam etmiş bizim minik serçe; -Biliyorum ki, bu bir damla su nee bu devasa ateşi, nede sizin içinizdeki kin, nefret, garaz, ihanet, düşmanlık ateşini söndürmeyecek. Lakin SAFLARIMIZ BELLİ OLSUN. Zalimin yanında olmaktan ise, mazlumun yanında olmayı tercih ederim. Şimdi yolumdan çekilin. O gün İbrahim (a.s.) için yakılan o devasa ateşler, bugün bu aziz ve mübarek vatan ve onun evlatları için yakılıyor. Yakanları , ateşe odun taşıyanları çok ama çok iyi biliyoruz. Yıllar önce Abdülhamid Han hazretlerine kurgulanan ve oynanan oyunların aynısı YİNE YENİDEN sergileniyor. O gün iktidarın başında Abdülhamid Han vardı. Bu gün ise, işin başında tüm harici ve dahili zındık ve zındık komitelerine karşı adı Recep Tayyip Erdoğan olan mangal gibi bir yüreği olan siyasi bir deha var. Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz. Taktir ettiğiniz kadar tenkitte eder, edebilirsiniz. Bu sizin vatandaş olarak en tabii hakkınızdır. Lakin; küfür etmeden, hakaret etmeden, kutsallarını incitmeden. Elbette; iyi icraatları kadar kötü icraatlarıda olabilir. Sevmeyebiliriz. Sevemeyebilirsiniz. Lakin söz konusu vatan olduğu zaman hep diyoruz ya; GERİSİ TEFERRUAT evet HEPSİ TEFERRUATTIR. İnanıyor ve biat ediyoruz. Çünkü; vatan sevgisi, İMANDANDIR. Bugün her taraftan kuşatılıyoruz. Adeta sınırda yapılacak olan bir operasyon ile elimizi, kolumuzu bağlamak ve tekrar eski dönemlerde olduğu gibi EMREDERSİNİZ !demenizi istiyorlar. Böylelikle asırlardır proje olan ortadoğudaki hayallerini gerçeğe dönüştürmek ve ülkemiz üzerindeki idareyi ellerine geçirmeyi hedeflemektedirler. İçeride olanları ise gayet iyi bir şekilde görüyor, takip ediyoruz. Beyler; o dönemler artık bitti. Anladınız mı bittiiiiiiii. Artık oyunlarınızı Anadolu insanımız yemiyor. Ve o güzel deyimi ile diyorlar ki; GEÇTİ BORUN PAZARI SÜR EŞEĞİ KUZEY KOREYE (!) Bu böyle değildi demi? Neyse siz zaten anladınız onu. Suların derinliklerinde, toprağın altında kavga yapanlar artık kafalarını çıkarmış, göstermekten ne utanıyorlar nede çekiniyorlar. Çekinmenize gerek yok. Biz, sizi artık çok ama çooooook iyi biliyor ve iyi tanıyoruz. Yakında musalla taşında cenaze namazınızı kıldığımızda hocanın o güzel sözünü can-ı gönülden, haykıra haykıra, bağrımız yırtılırcasına söyleyeceğiz: İYİ BİLİRDİK (!) GÖMÜN........ Elimizde vatanın sancağı, Şehitlerimizin bayrağı, vatan üzerinde oynan tüm kirli oyunların bozulması ve başlarında parçalanması için kanımızıda, canımızıda vermeye hazırız. Herşeyimiz vatanımıza helal olsun. Bilki seni yalnız bırakmayacağız. Bilki yalnız değilsin. Bilki geçmişte olduğu gibi ülkemi parçalamak isteyenlere karşı senin safındayız. Bilki hepimiz serçe kuşu gibiyiz. Bediüzzaman Said Nursi'ninde dediği gibi, "Harici ve büyük bir düşmanın hücumu zamanında, dahili küçük düşmanlıkları bırakmak elzemdir. Yoksa, hücum eden büyük düşmana yardım hükmüne geçer. Bunun için, daire-i İslamiyede eskiden beri tarafgirane birbirine mukabil, muarız vaziyetini alan ehl-i İslam o dahili düşmanlıkları muvakkaten unutmak maslahat-ı İslamiye muktezasıdır. Emirdağ Lâhikası, s. 360, Mektup No: 153 YÜREK NERDE İSE VATAN ORASIDIR. Benim yüreğimde, VATANIM DA BURASI. TÜRKİYE. Selâm ve dua ile..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Ertekin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket 'Yakın gelecekte Yunanistan ile ciddi bir çatışma riskini nasıl görüyorsunuz?'