M.E.B. Ve Sorunları

Bir toplumu eğitim kurumları şekillendirir. Günümüzde kreş, anaokulu ile başlayan eğitim ve öğretim neslin oluşmasında en önemli rolü oynamaktadır.

Herkesin çocuklarını emanet ettiği, öğretimin yanında eğitimin de verilmesi gereken okullar maalesef istenilen düzeyde değildir.

Uluslar arası başarının düşmesi, yapılan sınavlarda yeterli oranda öğrencilerin başarılı olmaması, eğitim kalitesinin gün geçtikçe gerilemesi, Özel okulların teşviklerle özendirilmesi başlı başına birer sıkıntıdır. Müsebbipleri kimlerdir?

15 yıllık siyasi istikrara rağmen istikrarsız olan kurumların başında MEB. gelir. Yapboz tahtasına dönen Milli eğitim müfredatı, yalnızca öğrencilerin değil biz velilerin de başını döndüren bir hızda değişmektedir.

Ayrıca üniversite bitirdikten sonra iş bulma imkanının giderek zorlaşması, eğitimli genç nüfusun, işsizlik oranını giderek artması, devlet'in personel alımlarındaki azalmanın, eğitim üzerinde olumsuz bir etki yaptığıdır.

Yine öğretim verilirken milli ve manevi değerlerle eğitilmemesi, batı kültü, felsefesi ve yaşam tarzının özendirilmesi ayrı bir sıkıntıdır.

Devletin, genel başarı yerine özel başarıya önem verdiği eğitim politikası, anaokulundan başlayan, devlet ve özel okul, fen liseleri, Anadolu liseleri, sosyal amaçlı liseler, İmam hatip liseleri, sanat okulları v.b farklılıklar güzellikler olması gerekirken ayrıştırıcı bir durum almaktadır.

Milli eğitimin, müspet ilim dediğimiz evrensel kabul görmüş ilime önem vermesi yerine ideolojik düşünceleri ile ön plana çıkarması sıkıntılı bir durumdur.

Eğitim kurumlarımızın S.O.S. verdiği bir gerçektir. Milli ve manevi değerlerin ihmal edildiği gibi müspet ilimde de başarılı olduğunu söylemek doğru değildir.

Ben eğitimin özel, paralı ve farklı olmasına karşıyım. Milli ve manevi değerlerin yanında müspet ilmin en iyi biçimde verilmesini isteyenim. Ayrıca siyasilerin deneme tahtası olarak kullanmalarını da uygun bulmuyorum. Onun içinde çocuklarımı devlet okullarına gönderiyorum.

Geçenlerde Diyarbakır, Bağlar, Bağcılardaki Yeşil Dallı ortaokulunu ziyarete gittim. Eğitim neferleri olan öğretmenlerin çalışmalarını aşk ile yapmaları beni gönülden memnun etti. Ancak okulun fiziki yapısı iyi ve yeni olmasına rağmen, temizlik ve güvenlik konusunda sıkıntılarını gördüm.

Eminim ki bir çok okulun durumu benim gördüğüm okuldan farklı değildir, eğitimciler öğrencilerine ders verirken, okulda olması gereken temizlik, güvenlik, hijyenik gibi konularda zorluklar yaşamaktalar.

Eğitimin önemli bir unsuru olan temizlik, gerçekten sıkıntılı idi. Binlerce öğrencinin eğitim gördüğü kocaman bir okulda temizliği yapacak yeterli personelin olmadığı idi.

İş kur, işsiz kişilerin devlet desteği ile iş buldukları, yine kurum ve kuruluşların da ihtiyaçları olan personelin karşılandığı bir kuruluştur, eğitim kurumunun ihtiyacı olan personeli tam karşılamadığı (veya ben böyle gördüm) beni gerçekten üzdü. Değeli hocalarımız çocuklarımızın eğitim ve öğretimi ile uğraşırken temizlik ve güvenlik konularını da iş kur’un karşılaması gerekir.

Yine denetimli serbestîlik veya toplumun yararına ceza alanların önceliği Eğitim kurumlarının personel ihtiyacı gidermesinde kullanılmalıdır.

Eğitim bir ülkenin şah damarıdır, öncelik olması gereken kurumların başında gelmelidir. Kurum ve kuruluşlara personel temin eden İş kur ve diğer kurumlar öncelikleri okullar olmalıdır.

Sayın valimizden Bağlar bağcılardaki Yeşil Dallı ortaokulu ihtiyacı olan temizlik ve güvenlik personelinin yeterli seviyede karşılanması için talimat vermesini talep etmekteyim.

DUA VE SELAMLARLA..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yokuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.