MEDYANIN YIKICI VE BÖLÜCÜLERİ

Çeşitli medyada ideolojileri ve çıkarları uğruna yazı yazan ve konuşmalarda bulunan bazı kimseler ileri sürdükleri düşünceleriyle ortalığı bulandırmaya çalıştılar. Bunların hedefinde sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti vardı. Seçim tahminlerinde bulunurken abartılı yorumlarıyla Muharrem İnceyi olurundan fazla göklere çıkarırken, HDP’yi de cilalamak suretiyle Selahattin Demirtaş’ı özgürlük savaşçılarının lideri olarak takdim etmeye kalkıştılar. Bu kişilerin isimlerini burada saymakta bir mahsur görmüyorum. Bülent Tezcan, Yılmaz Özdil, Ruhat Mengi, Uğur Dündar, Fatih Portakal, İsmail Küçükkaya ve Hüsnü Mahalli gibileri sayabiliriz. Bunlar medyadaki yazılarıyla ve yorumlarıyla halkı kandırdılar ve AK Parti’ye oy veren kesimi aşağılayarak alay etmeye kalkıştılar. Açıkça yalan ve iftiralarla halkı yönlendiren bu medya mensupları halkı tahrik ederek sokağa çıkıp gösterilerde bulunmaya teşvik ettiler. Nasıl ki seçim sandıklarından neticeler gelip CHP’nin kaybettiği otaya çıkınca hepside ağız birliği etmişçesine mevzi değiştirip bu seferde Kemal Kılıçdaroğlu cephesine atış etmeye başladılar. CHP sözcüsü Bülent Tezcan cumhurbaşkanlığı seçiminin 2.tura kaldı yalanını yayarken, Uğur Dündar kendisinin araştırmacı doğruları gören bir yazar olduğunu iddia ederek CHP’nin bu seçimleri mutlaka kazanacağının kehanetinde bulundu. Emin Çölaşan HDP’nin barajı aşıp meclise girmesi konusunda ne kadar çaba harcadığını yazılarında ve katıldığı televizyon programlarında gördük. İktidar karşıtı yayınlarda bulunan Fox televizyonunun yorumcularından Fatih Portakal ve İsmail Küçükkaya yaptıkları yalan haberlerle toplumun zihnini nasıl bulandırdıklarını kızgınlıkla izledik. Ruhat Mengi derseniz “Oy pusulalarının üzerine basılan mühür boyaları uçuyor” yalanını yayarak seçim neticeleri üzerine gölge düşürmeye kalkıştı. Hüsnü Mahalli denilen Türkiye’de ki Beşşar Esad savunucusu Sözcü gazetesinde yazdığı yazılarında CHP ve HDP partilerinin değirmenine epeyce su taşıdı. Fakat pembe hayalleri boşa çıkınca “Yanılttığım insanlardan özür diliyorum” diyerek bilerek isteyerek provokatif yazılarla halkı kandırmaya çalıştığı yalanlarından dolayı toplumdan özür diledi. Medya dışında birde SONAR diye bir araştırma şirketi var; başındaki kişi Hakan Bayrakçı CNN Türk’te katıldığı her programda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti’nin kaybedeceğinden söz etti. Nasıl ki neticeler gelip de yalanları ortaya çıkınca “Anketlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanacağını ilan etsem beni çarmıha gererlerdi” diyerek yalan üzerinden açıklama yapması için nasıl bir baskı uygulandığını itiraf etmiş oldu. Bu baskının CHP taraftarlarından geldiğini elbette ki ilenler biliyordu.

Yazıda da ifade ettiğim gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve AK Parti’nin kaybetmesi yönünde ibretlik olarak kimlerin doğru, yada kimlerin yalan üzerinden çaba harcadığını hep birlikte gördük. Ama ne yap yaparsa yapsınlar Gandi Kemal’e ve Öğretmen Muharrem’e seçimi kazandıramadılar.

Seçim neticeleri açıklanıp CHP’nin kaybettiği ortaya çıkınca kendi taraftarları parti yönetimine karşı isyana ve tepki göstermeye başladılar. Girdiği tüm seçimleri kaybetmiş olan Kemal Kılıçdaroğlu tepki gösterenlere kapıyı göstererek gerçek bir diktatör olduğunu bir kere daha kanıtlamış oldu…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Mürsel Uzun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.