Huzur Ve Din

Dünyanın bir imtihan yeri olduğunu inanan herkes bilir. İnanmak istemeyenlere de deriz ki "Ölüme çare bulun, kabir kapası kapansın da bizde dine inanmayalım."

İlk yaratılışımızla başlayan yolculuk evrelerinde, kişinin anne rahmine, oradan dünyaya teşrif etmesi ile işin boyutu değişir.

Bugüne kadar hiç emek harcamadan tüm ihtiyaçları karşılanan, sıkıntı ve kederden uzak bir hayatın yerini, çalışma, emek harcama, sorumlu olma ve sorumluluk alma ile beraber, akıl ve balığ olduktan sonra Allah'ın emir ve yasaklarına uyma ile başlayan imtihan.

Dinin amacı insanların dünya ve ahiret saadetini sağlamaktır.Temelleri, uyulması gereken kurallar ve yapılması gereken ibadetler ile helal ve haram kavramı üzerine kurulmuştur.

Helal, yapılmasında sıkıntı olmayan şeylerin tümüne denir ve kişinin dünya keyfine harama girmeden yetecek kadar da geniştir.

Haram, cazip gelse de kısa/uzun vadede insan, onur ve haysiyetine yakışmayacak, maddi ve manevi sıkıntılar verecek cinstendir.

İman, insana, huzur, güven ve sorumluluk duygusunu verir.Bizlerin başı boş olmadığımızı yaptıklarımızın en ince detayına kadar kayıt altına alındığını ve otokontrol hissini kazandırır.

Otokontrolun artması, vicdanlı insanların çoğalmasına, birlik ve beraberliğin artmasına, sevinç ve kederlerin paylaşmasını sağlar. Bu da topluma huzur ve güven verir.

Yüce Allah Tevbe suresi 71 Ayette mealen:

"Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verir. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."(diy. meal)

Din sayesinde oluşan mahalle baskısı devletin kolluk kuvvetlerine bazen ihtiyaç bırakmadan bir çok sorunun oluşmadan önleyici görevini yapar.

"Madem din bu kadar güzel, dindar toplumlar huzurlu olmalı, neden İslam alemi bu kadar huzursuz?"

Aslında cevabı basittir.

Bir İmtihanın gereği,

İki İslam'da uzaklaşan rejim ve sistemlerin neticesidir diyebiliz.

İkincisi yani İslam'da uzaklaşan resim ve sistemlerin neticesi, sebep sonuç ilişkisi;

Suriye, Libya, Irak... Baas(sosyalist) rejim. Mısır, Urdun, Afganistan, Türkiye... ve diğer tüm Müslümanların çoğunlukta yaşadığı ülkelerin hiç birinde devletin rejimi veya sistemi İslamın fıkhına ve Peygamber sallalahu aleyhi ve sellemin ahlakına uygun olmadığıdır.

Zaten bu topraklardaki insanların geçmişine bakıldığında, İslam'dan önceki huzurun günümüzden daha iyi olmadığı, bugünkü vahşetten daha beter bir durumda oldukları idi.

İslam'la tanışmaları, hayatlarının merkezine yerleştirmeleri, Peygamber ahlakı ile ahlaklanmaları ile başlayan değişim, vahşi, cani, katil, zorba... olan bu bölgede yaşayan insanlar koyun ile kurdun bir arada yaşar misali olmuşlardır.

Ne zaman ki Allah'ın rızasını kazanmaya maddi menfaatler karışmış, ihlastan uzaklaşma neticede batı hayranlığı ve giderek artan sorunlar beraberinde oluşmuştur.

Günümüz İslam aleminde ki sıkıntıların sebebini buna ilaveten Alimlerin görevlerini ihmal etmeleri, kardeşlik hukukunun yok olması... Sebep sonuç ilişkisi ile izah edebiliriz. Allah bilendir.

İslam aleminin içinde bulunduğu bu sıkıntıların, imtihanın gereği olduğu. Çünkü dünya mükafat değil bir imtihan yeridir.

Acaba günümüz oluşan sorunlar kaderin tecellisi imtihanın bir gereği mi? yoksa ihmalkarlığın sonucu mu? Allah bilir der ve kaderin tecellisi olan deneme (imtihan) konusuna değinelim, Bakara suresi 155 ayette:

"Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele."( diy.meal)

Bu ayeti tek tek günümüze yorumlayacak olursak;

A- Korkuİslam aleminde güvenin yerine oluşan korku, hakikaten had safhada, herkes herkesten korkar olmuş.

B- Açlık,Şöyle etrafımıza baktığımızda, komşu ülkelerden gelen mültecileri ve çöplüklerde ekmek toplayan nice aç insanları görürüz.

C- Malların eksilmesi.Varlık içinde yokluk yaşayan İslam alemi. Daha önce zengin olan bir çok ülkenin (İrak, libya, Süriye) fakir duruma düşmeleri.

D-Canların azalması ve öldürülmeler.Batı bombaları ile öldürülen milyonlarca Müslümanı saymama gerek yok.

F- Meyvelerin azalmazı,Bombardımanlar sonucu oluşan kirlilikte meyve veriminin giderek azalması.

Kısaca günümüz İslam aleminin içinde bulunduğu durumu bu ayet kısa az ve öz biçimde anlatmakta. Ancak bütün bu olanlara karşı sabır edenlerin hem dünyada hemde ahirete kazanan olacağını da kur'an vasıtasıyla Allah müjdelemektedir.

Çözüm ise;

Nasıl ki düşman olan Medine deki Evs ve Hazreç kabileleri İslam sayesinde kardeş olup, Yesribi Medine-i münevver yaptı. Öylede parçalanmış, küçük lokma haline gelmiş, bir birine düşman olmuş bu topraklarda yaşayan insanlar; İslama sarılma, kardeş olduğu şuuruna varma, birbirinin kusurlarını örtme ile beraber sevmesini bilme ile huzur gelebilir.

Burası mükafat yeri değil imtihan dünyasıdır. Bazen varlık ile şükür imtihanına, bazen de yokluk ile sabır imtihanına tabi oluruz.

Sebep ve sonuçlara takılmaktan çok dersler çıkarıp iyiyi yapma sevdasına sahip olmalıyız.

Başkasından güzellik ve iyilik beklemek yerine, karşılık beklemeden biz güzellikler ve iyilikler sunmalıyız.

Kendi kusurlarımızı görüp başkasının kusurları örtmeli ve kendi iyiliklerimizi unutup başkasının iyilikleri görme konusunda dikkatli olmalıyız.

Mutlu ve huzurlu bir dünya için Allah'a emanet olun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yokuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.