İşsizlik Ve Sosyal Adalet

İşsizlik, toplumları kemiren kanser tömür gibidir erken teşhis edilmez, çareler üretilmez se, zaman içinde kontrol altına alınmaz bir hal alır.

"Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar" vecizesi ile atalarımız bunu çok güzel izah etmişlerdir.

Zengin olanların, Allah'ın kendilerine bahış ettiği varlıkları paylaşmasını bilmez, yatırımlarla iş imkanlarını sunmaz, "Rebbena hep bana" mantığı ile hareket ederse toplumsal huzurun bozulacağı endişesi hep mevcuttur.

Hele bir toplumda, bir kesim sürekli zenginleşiyor sa ve bir kısımda fakirleşiyor iş ve çalışma imkanı bulamıyorsa toplumsal adaletten söz edilemez.

Devlet dediğimiz toplumu idare eden ve sosyal adaletin temininde sorumlu olan hükümet, adaletli olmazsa Allah katında sorumlu olurlar.

"Komşusu açken tok yatan benden değildir." diyen bir dine mensup olduğunu söyleyen Müslüman, kazandıkça kazanıyor, çocuğuna araba alıp, Avrupa da okutuyor, tatil yaptırıyor ve israf içinde yaşıyor her yıl umre ve defalarca Hac ca gidiyorsa, seyir zevki için milyon dolarlar Futbola harcıyor sa böyle bir zihniyetin İslam dan, Peygamber ve sahabe hayatından söz etmeleri doğru değildir.

İslamın beş rüknünden biri olan Zekat; dinen zengin sayılan kişilerin nisap miktarına ulaşan mallarından belli bir kısmını ihtiyaç sahiplerine vermeyi emir etmesi, yatırım yaptıkları, fabrika, iş yeri ve yatırım amaçlı varlıklarının Zekat'tan muaf olması buna karşı atıl durumdaki diğer tüm nakdi varlıkların Zeka ta tabi olması da ayrıca düşünülmelidir.

Yine israf dediğim devletin, sosyal adalet te ilk sırayı almayan milyar dolarlarca yatırımlar yapması, oluşan işsizlik için "İstihdam seferberliği başlattığını" söylemesi ve bunu zengin vatandaştan beklemesi de samimi bir talep değildir.

Zenginleri giderek zenginleştiği, audi, bmv, mersedes, kat, yat villa, milyon liralık... alımlar peynir ekmek gibi iken, milyonlarca insanın işsiz olması, asgari ücretle çalışması evine peynir ekmek götürememesi adaletsizliğin ta kendisidir.

Faiz; çalışmadan kazanmanın, yatırım yapmadan ve sömürü düzeninin adıdır. Dinen yasaklanması ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin:

"Yedi büyük günahtan birisi faiz yemektir"(Müslim), "Faiz alana da verene de lanet olsun" (Müslim) "Allah u teala dört kimseyi Cennete koymaz: Bunlar, devamlı içki içen, faiz alan, yetim malı yiyen ve ana-babasına ası olandır"(Hekim) "Kıyamet yaklaştıkça, faiz, zina ve içki çoğalır" (Taberanı) Ve daha nice hadis ve ayetlerle faizin haram olduğu belirtilmiştir.

Bankaların bu seneki ilk altı ayında % 60 artması, her köşede bir banka şubesi banka matik olması, yoğun reklamlarla insanı faize teşvik etmesi hatta Kurban, umre kredilerini vermesi işin trajik komik bir biçim almıştır.

İşsizliğin artığı bir ülkede bankaların geliri artıyorsa o ülkede terörü önlenemez sadece ağlayan anaların sayısını artar.

Bir takipçim: "Hocam işsizim evime aş götüremiyorum bunalımdayım" demesi "İş veya mesleğini" sorduğumda "Üniversite bitirdiğini KPSS de 87 puan aldığını bekçilik sınavında mulakatta elendiğini, kendisinde çok düşük puan alanların işe girdiğini", "Torpil ve referanas lazım olduğunu" diye sitem etmesi

Ve yine okulun ilk haftasına dersten kaçan bir öğrenciye: "Niye derse girmedin?" diye sorduğumda, "Amca okumak istemiyorum" "neden" dediğimde" "okuyup da ne olacağım", ben "doktor, mühendis, mimar..."o "Amca oku üniversiteyi bitir sonra işsiz ol."

Ülkemizde giderek artan işsizler ordusunu gördüğümüzde çocuğa hak vermemek elden değil.

Devletin kamuda istihdamı azaltması, KPSS sonuncu yanında mülakatın olması son yıllarda belli (Dr. Avukat) dallar dışında torpilli olmayanların işe girmeleri imkansız bir hal almıştır.

Son Üniversite yerleştirmesinde 270 bin kontenjanın boş olması gençlerin iş bulma ümitlerinin azaldığı sonucudur.

Devletin görevi, sosyal adaleti sağlamak, adil bir biçimde gelir dağılımını sunmak, can, mal ve huzurunu temin etmektir. Bunu için vatandaşın özellikle genç nüfusun iş imkanlarına kavuşmasını sağlamaktır.

Devletim yatırımlarının adil olması çok önemlidir. Bir kişinin istihdam edilmesi için 125 bin tl yatırıma ihtiyaç vardır.

Her ile yapılan futbol tesisi için ortalama 250 milyon tl. harcanır. Haftada bir maç oynanır o da dolmaz, o statlarda sürekli 8-10 kişi ancak istihdam edilir.

Her ilde yapılan ve 250 milyon mal olan bu tesisler yerine o ilde istihdama yönelik yatırım olsa en az 2000 kişiye sürekli iş imkanı sağlanır.

Yine İstanbul da yapılan Tüp geçit arabası olan İstanbulluyu rahatlatır. Ancak maliyeti 4 milyar dolar yakın olan bu yatırımda sürekli istihdam edilen kişi sayısı 800-1000 arası o da çoğu yabancıdır. Bunun yerine istihdam amaçlı yatırım yapılsa 60 bin kişiye sürekli iş imkanı sağlanır.

Yine tam kapasite ile çalışmayan bir sürü hava alanları harcanan milyar dolarlar istihdam edilen insan sayısı binleri geçmez.

Saydıklarım bir ihtiyaç ancak ihtiyaçlar sıralamasında ilk sırayı aldığını düşünmek yanlıştır. Devletin sosyal politikası "Balık yemeyi değil balık yakalamayı" öğretmektir.

Bunca okumuş, mühendis, mimar, işletme....Edebiyet fakültesi ve nice üniversite mezunları işsiz gezerken devletin imkanlarını bir kesimin zenginin rahat etmesi, yaşam standartlarını yükseltmek için Köprü, otoban, tüp geçit, stadyum...hata Cami gibi yatırımlara yönlendirmesi adil değildir.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemın fakirlere değer vermesi, eldeki imkanlarını fakirlerle paylaşmasını bilmesi, eşi Mekkenin en zenginlerinden olduğu halde tüm varlıklarını fakirlerle paylaşması, sade bir hayat yaşayışı, sedir üzerinde yattığını gören ve diğer devlet adamlarının saraylarını hatırlayan ve üzülen Hz. Ömer(ra)' e; "Dünya onların olsun" demesi ve yine kıtlık zamanında yeddi yüz deveden oluşan yiyecek kervanını çok yüksek fiyat verilmesine rağmen tümünü fakirlere dağıtan Hz. Ösman (ra) ve diğer sahabelerin davranışı bize sosyal adaletin temin edilmesi için ekonomik dağılımın da adıl olması gerektiği fikrini vermektedir.

DUA VE SELAMLARLA

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yokuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket Ankara'nın En başarılı ve En İyi Belediye Başkanı Kim? Ankara Belediye Anketi