Batı Gözü İle İslâmiyet

"İslamiyet güneş gibidir üflemekle sönmez. Gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar." (Bedi-ü zamman tarihçe-i hayat)

Tahrif olmuş, aslından uzaklaşmış ve Kur'an la mensuh edilmiş varlığına ve aslına iman ettiğimiz, Tevrat, İncil ve Zebur kitapları günümüz de, Hristiyanların İncil'e ve Yahudilerin Tevrat'ta iman ettiklerini belirten ciddi taraftar kitlesi vardır.

İncil de Son peygamberin geleceğini alametleri ile belirtmesine rağmen (Barnabas incili) Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme iman etmemek için Papazlar bu hakikati gizlemiş, anlatmamış ve maalesef günümüze kadar da başarılı olmuşlardır.

Bunun yerine papazlar tarafından uydurulan; Matta, Markos, Lukka ve Yuhanna İncilleri kullanılmıştır.

Bu tahrifattan kaybeden imansız ölüp Allah huzuruna giden milyarlarca kişi olmuştur.

Özellikle Hristiyan olarak bilinen Akdi atik ve akdi cedid, katolik, protestan... dünya nüfusunun büyük çoğunluğunu teşkil etmektedir.

İncilin aslından olmayan, ancak sonraları papazların kendi görüşlerini yansıtan; Baba, Oğul ve Ruhu'l-Kudüs ile teslis inancı kabul görmüştür.

Yer yüzünün günahlardan dolayı kirlendiğini düşünen Hristiyanlar; Allah (Baba) ay üzerine ikamet ettiğini ve yer yüzünde ki işlerin yürütülme işini de seçilen papaya ve onun atadığı papazlara verildiği inancı sahiptir. Böylece Allah adına insanları af ve ceza etme yetkisine sahip olmuşlardır.

Tarihe baktığımızda bu teslis inancı, zaman içerisinde Kilisenin otoriter bir hal alması, Af ve afaroz etme yetkisine sahip olmaları hesabi ile insanlar üzerine kabus gibi çökmüş ve zaman içerisinde Rönesans hareketi ile dinde reforma gidilmiş papazların bu yetkilerine maddi müeyyide ile desteklemeyerek kısıtlamalara getirilmiştir.

Zaman, zaman, Güneşin Hakikatları gibi, Hristiyan din adamları da İslam'ın Hakikatlerini görmüş, bir çok papaz iman ederek Müslüman olurken bir kısmı iman etmezseler de Hakikatları dile getirmişlerdir.

İşte bunlarda bir kaç tanesi;

Katolik Kardinal olan Theodore McCarrıck, Müslümanların katıldığı bir konferensta; "Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem Allah tarafından görevlendirilmiş bir peygamberdir." demiştir.

Daha önce ABD'nin Washinton D.C. Kentinde 2001-2006 tarihleri arasında Başpiskopus olarak görevde bulunan Kardinal Theodore McCarricik: "Katolik inancında Peygamberliğin ilahi bir kaynağı olması gerektiğini, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin bu ilahi kaynağa (Kur'an) sahip olduğunu" ve "Temelde Hristiyanların ve Müslümanların inancının temel esasları konusunda aynı oldukların" söyledi.

Hristiyan inancına en katı bir biçimde bağlı olan Katoliklerin 213 kardinalinden biri tarafından böyle bir itirafta bulunması bize göre önemli bir gelişmedir ve deriz ki;

"Mademki inancın temel esası olan Allah tarafından görevlendirilmiş ve son Peygamber olarak kabul ediyorsunuz o zaman inancınızın gereğini yapıp İslama girin, inancınızı tamamlayın."

İslamiyet güneş gibidir, balçıkla sıvanmaz Hakikatları güneş gibi ortadadır, tartışılmaz ve el insaf olan her kes bu Hakikatı görür ve Allah'ın hidayete erdirdikleri de bu güzel dine mensup olmakla şeref kazanır.

Thomas Carlyle:

"İnsanlara her şeyden daha fazla Hz. Muhammede sallallahu aleyhi ve selleme kulak vermelidir. Diğer bütün sözler onun karşısında boş sözlerdir."

Prof. Dr. H. Mones:

"O'nun her sözü bir vecizedir."

Aleksi Lovazon:

"O Allah tarafından gönderilmiş bir hak peygamberdir."

Raymons Leronge:

"14 asır geçmesine rağmen Hz. Muhammed sallallahu alleyhi ve sellem bu zamanın tek rehberi ve hidayet resuludur."

B.Simith:

"Büyük liderlerin hayat ve karakterler ile yapılan eleştiriler İslam peygamberi için yapılamaz."

Prens Bismark:

"Senin asrında yaşamadığımdan dolayı üzgünüm. Ey Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Kur'an Allah'ın kitabıdır. İnsanlık senin gibi bir kabiliyeti bir defa görmüş bir daha görmeyecektir. Ben senin önünde hürmet ve saygı ile eğilirim."

Gepteh:

"Hiç kimse Hz. Muhammed sallallahu alyehi ve sellem'in kurallarından daha ileri bir adım atamaz. Biz Avrupa Milletleri imkanlarımıza rağmen Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'ın son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Şüphe yok ki bu yarışmada kimse onu geçemez."

Şimdi batı-haçlı zihniyeti Müslümanlara neden bu kadar saldırdıkları daha net anlaşılıyor. Zifiri karanlığı delen güneş misali İslam güneşinin Avrupa da ve de batıda doğmak üzere olması onları endişelendirmekte, çıkarlarını ve menfaatlerinin elde gitmesi korkusu sarmaktadır.

Shebol:

"Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem İnsan olması itibari ile bütün insanlık onunla övünür. Biz Avrupa'lılar 2000 yıl sonra onun kiymetine ve hakikatine yetişsek en mesut ve bahtiyar nesiller oluruz."

Knematirul:

"Herkesin itiraf etmekten çekindiği şeyi ben haykırıyorum. Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hiç kimse ile kıyaslanamayacak kadar büyük bir devrimcidir"

İçteki dini bilmeyen veya dine düşman olanlarla, dışarıdaki tüm batılılar bilsin ki İslamiyet bir güneştir, haktır, insanlık onuru ve adalettir. Hiç bir entrika ve oyunlar bunun karşısında duramaz ve duramayacaktır.

"Dediler: "Evet ümid var olunuz. Şu istikbal inkılabı içinde, en yüksek gür sada İslamın sadası olacaktır!"(Tarihçe-i hayat, Bedi-üzzaman)

Şimdi Ümidimiz daha güçlü olmuş, karanlıkları dağıtacak Kur'an güneşi doğup "hak gelip batıl" yok olmak üzeredir.

DUA VE SELAMLARLA..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yokuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.