ŞEYTAN SOFRASI PANALOPE

Denizi, Kumu, güneşi, Kaz dağları, oksijen dolu havası, samimi güzel içten insanları ile gönlüme taht kuran Cennet ülkemin cennet köşelerinden biri.

Akçay’a gidilir de hiç Ayvalık’a Şeytan Tepesine gidilmez mi? Şeytan'ın adıyla anılan bu tepeyi anlatmak az gelir. Ağustos ayında, bizler sabah Saatlerinde gittik. Muhteşem bir doğa muhteşem adalar, muhteşem bir güneş parlaması adeta seni senden alan bir manzara. Fakat anlatılan o ki gün batımına yakın tepeye çıktığınızda, müthiş bir kalabalıkla karşılaşacağınız, adeta izdiham olurcasına kalabalık olacağı. Kapı girişinde bulunan “Şeytan Sofrası” tabelası önünde anı belgelemek için insanlar sırada. Evet, bende o insanlardan biriydim! Karşınıza çıkan manzara sizi adeta büyülüyor. Eşsiz güzelliğine ateş bulaşmış. Mavi-yeşilin arasına yakışan karanın yerleştiği yer. Güne başlayan heyecanlı coşkulu ve buna dâhil olan kalabalık. İnsanın ağzı açık kalıyor. Mitolojik hikâyeleri de bir ayrı güzel. Harika demek yetmez. Şeytan Sofrasında sunulan en güzel şey: Manzara, gökyüzünde bulutların arasında dünyayı izliyordum sanki. Fondaki adalar kenar çizgileriyle ve görüntüleri ile müthiş. Adacıklar, deniz ayaklarınızın altında. Güneş büyüleyici kızıllığıyla gerçek üstü görsel bir şölene davet ediyor. Deniz ve güneşin bu buluşmasına şahitlik ederken açık hava toplantısı alanına dönmüş kalabalık ve fotoğraf çekebilme sancısı çekenlerin koşturmacasını da izleyebilirsiniz. Ben bu güzelliği sadece kendim görmeyeyim bu güzelliği dostlarım arkadaşlarımda görsün diyerek, Facebook’tan canlı yayınla paylaştım. Yaklaşık 10.000 kişiye erişim sağlamış elbette arkadaşlarımın da bu güzelliği görmeleri beni ayrıca memnun etti. Denizin renginin maviden koyuya doğru uyum içinde ilerlediği, manzaraya bakmaktan başka aklıma hiçbir şeyin gelmediği yerdi. Tepeye çıkmadan önce adını nereden aldığı ile ilgili mitolojiyi yolda anlatmışlardı aslında. Fakat ben özellikle rehberimizden rica ettim yapmış olduğumuz canlı yayın ile birlikte tüm dostlarımız da bilsin öğrensin diye kısa bir sunum gerçekleştirdik. Değişik bir haz oldu. “şeytanın ayak izi varmış.” Rivayete göre “cennetten kovulan şeytan, yeryüzünde bir cennet ararken burayı bulur ve bastığı yerde ayak izi kalır.” Sönmüş bir volkandan meydana gelen lav birikintisiyle oluşmuş tepe sofra şeklinde şeytanın ayak izinin olduğu kafes içinde küçük çukur gibi bir yer var. Şeytanın ayak izi olduğu iddia edilen çukur demir kafeslerle çevrilmiş ve korumaya alınmış. Ayak izinin etrafında bulunan demirlerden tutunda tuvaletin yanında ki ağaca kadar her bir tarafa çaput, kurdele, kâğıt ve naylon parçacıkları bağlanmış olan manzara ve dilek mekânı içindeydim. Kurdele bulamayanlar hediyelik eşya satılan mekândan kurdeleyi ücret karşılığı temin ediyorlar. Şeytanın ayak izi iddia edilen oyulmuş kayada ise yüklüce miktarda para birikmiş durumdaydı. İnsanların kırmızı kurdeleler bağlayıp bozuk para atmaları akıllara zarar! Şeytandan ne istersiniz? İçerisinde bozuk para atıp dilek dileyenleri gördüm. Biraz saçma birazda enteresan geldi bana??? Manzarası güzel ama böyle sahtekârlıklara inanmak neyin kafası? Açıkçası neyden neyi diliyoruz ve ne için para atıyoruz? Manzaraya öyle dalmıştım ki ayak izine çok kısa süre baktım. Tepede rüzgâr estikçe esiyor. Herkesin yüzünü okşuyor. Saçlarını karıştırıyor. Rüzgâr size sormadan şapkaları alıp fırlatıyor aşağılara. Kim ya da kimler keşfetti burayı? . Hiç keşfedilmemiş halini merak ettim. Engin bir deniz ve yeşilin farklı tonları karşımdaydı tüm ihtişamıyla. Farklı ve bir o kadar müthiş bir manzara her şeyiyle. Rehberimiz anlatımıyla 1500’lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğu egemenliğinde bulunan Ayvalık'ta Rum halkı yoğunluktadır. Kilise tarafından kovulan Panalope (Şeytan lakaplı) isimli bir Rum gelip buraya yerleşir ve yıllar boyunca tek başına yaşar. Yıllar sonra yaşanan kuraklığı Panalope ile ilişkilendiren halk, toplanarak tepede yaşayan Panalope'yi öldürmek ister. Panalope, kendisini öldürmek isteyen halka mükellef bir sofra kurar. Açlıktan kırılan halk, sofrayı görünce öldürme planlarını erteler. Zaman kazanan Panalope ise kaçar ve kurtulur. İşte Şeytan zekâsı dedikleri bu olsa gerek;)

Şeytan Sofrasının ortasında ayak izine benzer bir çukur olduğunu daha önce belirtmiştim. Bu izin Şeytanın ayak izine ait olduğuna inanılıyor ve hikâyesi oldukça mitolojik. Zeus’un sütannesi olan İda, şeytanın Zeus’a zarar vereceği inancıyla şeytanı kovar. Üç ayağı olduğuna inanılan şeytanın bir ayağı Kazdağıların da, bir ayağı Midilli adasında ve bir ayağı Şeytan Sofrasındadır. Şeytan Sofrasının ziyaretçileri, dileklerinin gerçekleşmesi için bu çukura bozuk para atarlar ve kurdele bağlamaları bundandır. İnsanın tepeden “Şeytan, bırak bu ayakları…” diye bağırası geliyor… Kendi bedenimi terk edip güneşe doğru uçtuğum yerde, irili ufaklı adalar, koylar, ormanlar, bulutlar vardı. “ İyi ki buraya kadar gelmişim" duygusunu yaşattı. Müthiş, hayranlık uyandıran gidilesi, görülmeden geçilmemesi gereken bir yerdeki dakikalarda bitti. Bu arada beni bu muhteşem yere getiren “UTEF”Uluslararası Tüm Engelliler Yaşlılar Kimsesizler Federasyonumuzun, Annesi sıfatını layıkıyla taşıyan, Emekli Öğretmen GÜLESİ ZOR Hanıma sonsuz teşekkür ederim. Yeniden aşağılarda yaşama dönmek zorundaydım. Hayaller, gerçekler. Manzarasına hayran kaldığım yerde, yüzyıllarca yaşayacak bu efsane. Dünya durdukça duracak bu güzel cennetten manzaraya yeniden gidebilmek dileğiyle...

Sağlıcakla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güldane Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.