Ceren'in katili kurban-psikopat

3 yaşında dedesi tarafından yetimhaneye verilen, babasını geçtim, annesi tarafından bile sahip çıkılmayan, hayatta kimseyle “bağ” ve “bağlılık” ilişkisi bulunmayan birinden ne bekliyordunuz ki… Herhalde Nobel ödülüne aday olacak hali yoktu. Tabi ki bali çekecek, hırsızlık yapacak, hapishaneye girecek-çıkacak…

Biz sadece sonucu gördük sonuç üzerinden beyhude konuşup duruyoruz…  Havanda su dövülen sözüm ona tartışma programlarının bilirkişileri sınırlı akılla, yaşanan sonucu alternatiflendiriyor.

Ceren’i öldürmese şunu öldürecekti bunu öldürecekti,

Bıçağı nerden almış,

Hangi inşaatta yatmış,

İfadesi kan dondurdu. Şunu demiş bunu demiş… 

Hapishaneden kaçmış…

Bir aklı başında yetkili de çıkıp demiyor ki; olayın oluşma sebeplerine bakmak lazım, yetimhanede büyümüş uyuşturucuyla nerde tanışmış, hırsızlığı kim öğretmiş, yetimhanede nasıl bir çocukluk geçirmiş…

7-8 yıl önce yine yetimhanede büyümüş 3 arkadaşın Ankara’da seri tecavüz ve cinayetlerini hatırlayanlar vardır mutlaka…

Sizce yetimhanede büyümüş olmaları tesadüf mü?

Sahipsiz ve sevgisiz büyümüş birinden her şeyi bekleyebilirsiniz. 

Bunlardan çok var; yetimhaneler patlamaya hazır bir bomba gibi…

Bir çocuğu yedirmek içirmek ihtiyaçlarının karşılandığı anlama gelmez, sevgiye ihtiyaçları var, güven duymaya ihtiyaçları var,

Bağ kurmadan sağlıklı ilişkiler kurmaları olası değil… Aidiyet bağını kuramadığınız her birey toplum için çok ciddi bir tehlikedir.

Adli olaylara bakın, dosyaların nerdeyse %90’ını sahipsiz, anası babası tarafından sahip çıkılmamış, çocuklar oluşturuyor.

Aidiyet duygusu oluşmamış, sahip çıkılmamış çocuğa ille biri sahip çıkar; suç çetelerine adam lazım… Onlar alır çocuğu kullanır sonunda toplumun başına bela olur…

Çocuğuna sahip çıkma yetisi olmayan insanlara üreme yasağı getirilsin ki onların da itiraz edeceklerini sanmıyorum. Zaten evlat meraklısı olsalar doğurduklarına sahip çıkarlar…

Eğer bu konuda ciddi bir adım atılmazsa “sağlıksız” üretimler, sağlıklı üretimi yok etmeye devam edecek. Bugün bıçakladı, yarın trafikte gözü dönecek;  90 km hızla normal yolunda giden devletine milletine fayda üreten adama 200 km hızla makas yaparken çarpıp öldürecek…

Bu ve bunun gibi topluma kazandıramadığımız kişiler “fire”dir. Emek verilmiş, inşaa edilmiş üretimlere zarar vermelerini engellemek toplumsal refahın ve huzurlu toplumun ilk hamlesidir.

Tekrar Cerenin Katiline dönecek olursak;  “Ceren’in katili” diye adam daha yeni bir sıfat kazandı, bundan önce o vasfı da yoktu; Kendince bu sıfatını, mahkemedeki ifadesiyle de güçlendirip cezaevine mesaj gönderiyor.

 Algı yaratıyor, “ben katilim öldürme dürtüm var benden korkun” amacı çok açık içeride rahat etmek. İfadesi nasıl alındı bilmiyorum ama keşke bazı ifadeler alınırken beden dili uzmanları, mikro ifade uzmanları da orda olsa…

Bu olayda olan oldu fakat sadece toplum vicdanını rahatlatmak, maktulün ailesinin acısının hafiflemesi için değil bundan sonra olacakların önüne geçmek için sistemli bilgilere ihtiyaç vardır.

Görüşmek Üzere…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Neslihan YAHŞİ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.