Ankaragücü ve Anadolu takımlarının çıkmazı

İçeriğini bilmediğiniz her şey için yorum yapıyorsunuz. Kırıcı olunca her şey düzelecek sanıyorsunuz. Düzelmeyecek. Transfer yasakları ilk ne zaman başladı hatırlayan var mı?

2011 Temmuz ayında Sestak ve davamı ile altından kalkılması zor bir yük küme düşmeler çıkışlar sonucu 8 yılda aynı noktadayız. Fakat bu kez sorunları bilerek gelip, çözüm odaklı gece gündüz çalışan bir yönetim ve kulüp çalışanları Avukatı var. Asla Pes etmek yok diyen bir yapıya sahibiz.

Alternatif yönetim adaylarıda var. Geçmişe göre daha umutlu bir süreçteyiz. Asıl olanı değil de hep günü kurtarmayı, günü kurtarma psikolojisi ile de eleştirileri olumlu yerine yıpratıcı yapıyoruz. Yönetimde kim olursa olsun bu rakamlarla bu işlerin yürümesi zor.

Ankaragücü ve Anadolu takımlarının benzer çıkmazları içinde mücadelesi..

Yasak kalksın doğru!.. ama nereye kadar. Gelecek sezon tekrar aynı sorunu aynı yönetemlerle çözmek tıkanışa neden olabilir.

İstanbul futbol anlayışı Anadoludaki takımları figüranlaştırıyor...

Sistemsel sorunu yaratan İstanbul futbol anlayışının Anadoludaki takımları figüranlaştıran yapısı değişmedikçe bizim gibi kulüpler sıkıntılar içinde yaşamaya devam edecek, perfonmansı yükselen bir futbolcuyu elinde tutman imkansız. En iyiler İstanbulda olmak zorunda, sende o futbolcuyu satarak içeriyi elinde tutmak zorundasın.

Bütün sorun geçen yıl kısıtlı paralarla yapılan 150 milyonluk transfer yapısı gibi gözüksede asıl mesele ayak uydurma sorunudur. 34 maçı kazansan 120 milyon civarı gelir durumu artılarıyla 200 milyon  olsun, şampiyonluk getirisi ile 300 milyon gibi bir durum var. Yani dengesizlik Taraftar baskısı, isteği gerçekleri ötelemekten başka bir şey değil.. Yapılması gereken devlet desteği peki devlet niye alt yapılara değil de profesyonellere destek oluyor.

A takım kadrolarında oynatabileceğin yabancı futbolcu giderleri karşısında hiç bir kulüp bu işi beceremiyor. Sürekli borçlanmalar vitrini güzelleştirirken mağaza içini boşaltıyor.

Milli takımda oynayan bütün futbolcular yurt dışı eğitimli, Lucescu'nun scaut ekibiyle bulduğu gençler. Biz kendi içimizde ülkemizde bu işi becermiyoruz. Kazanmak için eğitilmek, yeriştirilmek yıllarca süren bir disiplinle olur. Her transfer dönemi yasak kalksın o topçu kötü iyisi gelsin demekle de olmuyor. Hovarda bir yapıyla borçlardan kurtulmakta imkansızdır.

Sportif başarı için kurumsallaşmak, beklemek, inanmak ve güvenmek gerekir. Bunlar olmadığı sürece hangi yönetim olursa olsun hainlikle, beceriksizlikle suçlanacaktır. Şahsen takımımın bu süreci iyiye evirmesi için hiç bir zaman geç değildir düşüncesiyle bekliyorum.

Küme düşmek acıtır doğru ama yapılanmanı sağlam temellere kurabilirsen bunun bir Rant değil de oyun olduğunu özümsersen her şey güzel olur. Ankaragücü 110 yıllık bir tarihe sahip ancak kodroya baktığında 5 yıl - 10 yıl oynayan oyuncumuz yok!..

Bu sistemde olmasıda zor gözüküyor. İyi düşünmek, Öylesi böylesi yok acil 5 yıllık plan yapılıp bütün taraftarlarında bu süreyi beklemesi şart. Diğer türlü herkes yoruldu. Anlık düşünüp geleceği yok etmeyelim. Yasak kalkacak maaliyet 110 milyon civarı seneyede aynı rakamlar, sonrasıda aynı olacak..

Yönetim versin demek sorundan uzaklaşıp görmezden gelmektir. Son 7 yılda 5 defa yasak kaldırıldı. Ve hep borcun %10-15 ile ödeme yapılıp sözler verildi. FİFA dosyalarının bir çoğu kapatılmışken geçen yıl ki hamle ile tekrar eski halini bu sefer daha acımasızca aldı.

Umarım herkes önüne koyulanın arkasından ne getireceğini sorgular. Yoksa hiç bir yönetim bu işi beceremez.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem Üner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.