Suçluluk Duymaya Başladım

Her şey yolunda, isteklerinizle çıktıkların uyumlu gittiği bir süreçte suçlama alışkanlığı yolculuğuna girerseniz işleri karıştırırsınız. Suçlama üzerine çalışmaya başlamış “zihinsel programınız” suçlu veya sorunu yaratan başka kişiler, durumlar ya da bütün dünyadır. Kendini kurban olarak gören bir zihinsel program, enerji ve odağını “sorun” üzerinde tutar. Çözüme odaklanmak bu zihinsel program için kapsam dışıdır.

Her şey yolunda, isteklerinizle çıktıkların uyumlu gittiği bir süreçte suçlama alışkanlığı yolculuğuna girerseniz işleri karıştırırsınız. Suçlama üzerine çalışmaya başlamış “zihinsel programınız” suçlu veya sorunu yaratan başka kişiler, durumlar ya da bütün dünyadır. Kendini kurban olarak gören bir zihinsel program, enerji ve odağını “sorun” üzerinde tutar. Çözüme odaklanmak bu zihinsel program için kapsam dışıdır.

Suçu bir başkasına veya bir olaya yüklediğimizde kendi düşüncemizi, davranışımızı veya sorunun çıkmasına katkıda bulunup bulunmadığımızı veya eleştirimizin çok sert olup olmadığını analiz etmemize de gerek kalmaz. Böylece her türlü sorumluluktan kurtulmuş oluruz. Ne güzel değil mi? Harika bir yaklaşım kalıbı gibi mi görünüyor. Hayır hayır hayır…

·         Senin yüzünden eşimle aram açıldı.

·         Böyle davranarak gelecekteki kariyerimi bitirdin.

·         Sen ve arkadaşın beni bitiriyorsunuz.

·         Ailem her şeyi mahvetti.

Liste uzar gider ancak sonuçta tatmin ve başarının hazzı yerine “mazeretlerin haklılığı kalır.” Mazeretlerin haklılığı mı yoksa başarıların hazzı mı? Bu seçim sizin. Sonuçlarına katlanacak olan sizsiniz… Artık siz de ben de biliyoruz ki; yaşam bizim seçim ve beklentilerimize göre şekilleniyor. Sorumluluk bizim.

Yukarıdaki listede biz topu başkalarına attık ve işin içinden çıktık değil mi? Şimdi bir diğer yaklaşım kalıbı olan “kendimizi suçlamaya” bakalım. Burada da durum aynı tek fark topu kendi kucağımızda tutmak.

·         Benim hatam, o kişileri sizinle ben tanıştırdım. İşlerinde uzman olduklarını sanıyordum.

·         Sizi o davete göndermemiş olsaydım başınıza o bela gelmeyecekti.

·         İşten erken çıkmasaydım hırsızın ofise girmesine engel olurdum vb.

Nasıl liste tanıdık geliyor mu?

Ya Hep YA Hiç Kalıbını Bırakın “Gri” Var

Bu düşünce biçiminde, iyi veya kötü tüm olaylara en uç noktasından bakma eğilimi gösteririz. Bu hem kendimiz hem de başkaları, olaylar ve durumlar için geçerlidir. Bu düşünce biçimi hayatı siyah / beyaz görmek olarak da nitelendirilir.

Her şey ya siyahtır ya da beyaz, gri yoktur.

·         “Bunu açıklayamazsam, bütün her şey boşa gidecek.”

·         “Üç buçuk kilo veremezsem bu diyeti boşuna yapıyorum demektir.”

·         “Maçı kazanamazsak, Cumartesi öğleden sonramızı boşa harcamış olacağız.”

Bu katı düşünce tarzı aşırı strese yol açar ve endişeyi tetikler. “Mükemmeliyetçi” tipte insanların çoğu bu şekilde düşünmeye meyillidir ve kendileri için biçtikleri yüksek standart ve hedefler yaşamlarını her yönden alt üst edebilir.

“Ya hep ya hiç” düşünce biçimi hakim olduğunda kişinin başarısı ve deneyimleri, kendine biçtiği mantıkdışı yüksek standartlara asla erişemeyecektir. Sonuç olarak, kişi bu negatif benlik bilincini deneyimledikçe kendine olan saygısını da yitirmeye başlar. Bu da kaçınılmaz olarak davranışlarını etkiler ve her şeyden kaçmasına sebep olur. Mükemmelliğe ulaşmanın mümkün olduğuna, “mükemmel” dışında hiçbir şeyin kabul edilemez olduğuna ve bir insanın değerinin onun başarısıyla ölçüldüğüne inanmak, bu tür düşünceyi besleyen iki mantıkdışı inançtır.

Mantıkdışı inançlarımız her şeyin yolun dışına çıkmasına hizmet eden yaklaşıma sarılmamızı sağlar. Düşünceler gerçek olmadığına göre inançlarınızın “iyi döngü” mü yoksa “kötü döngü” mü içerisinde yer aldığının farkında olun.

“Farkı yaratan her zaman farktır.” Mustafa KILINÇ

Mucizeye giden yolda her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için felaket senaryoları yazarlığını bırakın. Bugüne kadar olmamış bile olsanız. Kendi hayat hikayenizin yazarı olun. Hemen şimdi kendi hayat hikayenizin yazarı olun. Bu sizin en doğal hakkınız. Bu hakkınızı kullanmayı seçin. Kazanan siz olun.

Hoş karşılanmayan veya tatsız durumlar, kişinin zihninde korkunç veya felaket olarak görülür. Kendinizde veya etrafınızdaki insanlarda sıkça gördüğünüz için bu düşünce tarzını benimsemiş olmanız çok büyük bir olasılık. Aşırı kaygılı ve stresli kişiler, bu düşünce biçiminin başlıca adaylarıdır. Negatif / Kötümser “kehanetlerle” beslenen yüksek hayal gücü, felaketin kaçınılmaz olduğu sonucuna varır. “Ya öyle olursa… ve kaçınılmaz” gibi ifadeler zamanla bir düşünce alışkanlığına, bazı durumlarda da olması beklendiği için gerçekleşen, “kendini doğrulayan kehanetlere” dönüşür.

Yine koşulların ya da olayların yanlış değerlendirilmesi sonucu üzüntü ve stres yaşanır. Günlük yaşamınızda kendinizin veya başkalarının, küçük olayları büyük felaketlere dönüştürdüğünü gözlemlemişsinizdir. Otobüs gecikir, yemekhanede bazı günler çıkan havuçlar çok serttir, yanlış kuyrukta beklersiniz, dişçi randevunuzu unutursunuz, oğlunuz partiden eve geç döner… “Meli / Malı” düşünce biçimiyle başkalarıyla veya genel olarak hayatla ilgili felaket senaryoları yazdığımızda, sıklıkla buna öfke de eşlik eder. İnsanları bu kadar bekletmemeli randevu ayarlamaya çalışmak çok korkunç. Bu yüzden düşüncelerimizi izlemek ve büyük sorunlarla karşılaştığımızda bile, bu tür düşüncelere kapıldığımızın farkında olmak çok önemlidir. Bu tür düşünceler, yaşadığımız olayın kendisinden daha kötü sonuçlar doğurabilir. Düşündükleriniz ve hissettikleriniz gerçekliğinizdir. Kendi gerçekliğinizi oluştururken dikkat edin. İstediklerinize odaklanın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kılınç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.



Anket 'Yakın gelecekte Yunanistan ile ciddi bir çatışma riskini nasıl görüyorsunuz?'