Dünya genelinde halk sağlığını tehdit etmeye devam eden bulaşıcı hastalıklar arasında en korkutucu konumlardan birinde yer alan Ebola virüsü, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) ağır ve tehlikeli bir insanlık tablosu oluşturmaya devam ediyor.
Ülkede kontrolden çıkma noktasına gelen salgına ilişkin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yönetiminden peş peşe kritik açıklamalar gelirken, tablonun vahameti tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.
10 Binden Fazla Vaka, Yarıya Yakın Can Kaybı
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, salgının Kongo'da çok sayıda aileyi derinden sarstığını ifade etti. KDC genelinde 10 binden fazla kişiye Ebola bulaştığı resmi olarak rapor edilirken, ne yazık ki hastalığa yakalananların neredeyse yarısının yaşamını yitirdiği bildirildi. Bazı ailelerin birden fazla yakınını bu salgına kurban vermesi, krizin toplumsal boyutunu da gözler önüne seriyor. KDC Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı güncel verilere göre, ülkede doğrulanmış toplam vaka sayısı 10 bin 60'a, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 4 bin 887'ye yükselmiş durumda.
Tedavi Çalışmaları Sürüyor: 2 Bin 700 Kişi İyileşti
KDC hükümetinin koordinasyonunda ve uluslararası ortakların katkısıyla yürütülen yoğun mücadele çalışmaları aralıksız devam ediyor. Sahadaki operasyonlara ilişkin bilgi veren DSÖ Direktörü Ghebreyesus, bugüne kadar yaklaşık 2 bin 700 kişinin sağlığına kavuşarak iyileştiğini, 1000'den fazla kişinin ise halihazırda klinik bakım altında tutulduğunu duyurdu.
Salgının kontrol altına alınabileceğine dair umut veren gelişmelerin yaşandığını belirten yetkililer, uluslararası desteğin ve küresel dayanışmanın kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ghebreyesus, "Müdahale çalışmalarının sürdürülebilmesi için küresel dayanışma ve desteğin devam etmesi çağrısında bulunuyoruz. Çalışmalarımızı asla yavaşlatmayacağız" diyerek kararlılık mesajı verdi.
Bundibugyo Varyantı Endişe Yaratıyor
KDC'nin Ituri eyaletinde bildirilen şüpheli vakalar ve ölümlerin ardından 15 Mayıs'ta ilan edilen yeni salgının odağında Bundibugyo varyantı yer alıyor.
Sağlık otoritelerinin paylaştığı en kritik ve endişe verici detay ise mayıs ayında ortaya çıkan bu spesifik varyanta karşı henüz onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavinin bulunmuyor olması. Bu büyük eksiklik, salgının yayılımını durdurmak ve hastaların hayatta kalma oranını artırmak için yürütülen bilimsel çalışmaları ve klinik araştırmaları hayati bir konuma taşıyor.
Ebola'nın Tarihçesi ve Geçmiş Salgınlar
İlk kez 1976 yılında Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku bölgelerinde eş zamanlı olarak tespit edilen Ebola virüsü, şiddetli kanamalı ateşe yol açabilen son derece ölümcül bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık, KDC'de Ebola Nehri yakınlarındaki bir köyde ortaya çıkmasının ardından bu nehrin adıyla anılmaya başlanmıştır.
Tarih boyunca insanlık için büyük felaketlere yol açan virüs, özellikle Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılarak küresel bir kriz tetiklemişti. 2014-2016 yılları arasında Gine, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere bölgeyi kasıp kavuran salgında yaklaşık 30 bin kişiye Ebola bulaşmış ve 11 binden fazla insan hayatını kaybetmişti. Uzmanlar, KDC'deki mevcut tablonun kontrol altına alınabilmesi için küresel sağlık örgütlerinin ortak hareket etmesinin şart olduğunu yineliyor.