Kendi Ölüm Gününü Bilmişti! Edgar Cayce’nin 2026 Kehaneti İnsanlık Tarihini Değiştirebilir mi? Piramitlerin Altındaki “Kayıtlar Salonu” Gerçek mi?

Birinci Dünya Savaşı’ndan 1929 Büyük Buhranı’na kadar birçok olayı önceden bildiği iddia edilen “Uyuyan Kahin” Edgar Cayce, ölmeden önce 2026 yılına dikkat çekmişti. Cayce’ye göre Mısır’daki Büyük Sfenks’in altında insanlık tarihini değiştirecek “Kayıtlar Salonu” bulunuyor. 20 Mart 2026’daki nadir gökyüzü hizalanmasıyla bu sırrın açığa çıkabileceği iddiası, bilim dünyası ve komplo teorisyenlerini yeniden ikiye böldü.

20. yüzyılın en tartışmalı isimlerinden biri olan Edgar Cayce, “Uyuyan Kahin” lakabıyla tarihe geçti. Trans halindeyken kehanetlerde bulunduğunu iddia eden Cayce’nin, dünya tarihine yön veren bazı olayları yıllar öncesinden söylediği öne sürülüyor. Şimdi ise gözler onun 2026 yılı için işaret ettiği gizemli tarihe çevrildi.

Edgar Cayce Kimdir?

1877 yılında ABD’nin Kentucky eyaletinde doğan Edgar Cayce, sıradan bir hayat sürerken bir anda sıra dışı iddialarla gündeme geldi. Cayce, hipnotik bir uyku halindeyken insanların hastalıklarına teşhis koyabildiğini ve geleceğe dair bilgiler aktardığını savunuyordu. Bu seanslar kaydedildi ve binlerce “okuma” metni arşivlendi.

Kendisine atfedilen en çarpıcı iddialar arasında 1929 Wall Street çöküşünü aylar öncesinden haber verdiği, iki dünya savaşına dair detaylar paylaştığı ve bazı ABD başkanlarının ölümlerini öngördüğü bulunuyor. Tüm bu iddialar onu hem mistik çevrelerin hem de eleştirmenlerin odağı haline getirdi.

Kendi Ölümünü Bilmişti

Cayce’nin en ürpertici öngörülerinden biri ise kendi ölümüne dair sözleri oldu. 1944 yılında ağır bir inme geçiren Cayce, çevresine “dört gün içinde gömüleceğini” söyledi. 3 Ocak 1945’te hayatını kaybetti ve 5 Ocak’ta toprağa verildi. Bu olay, takipçileri tarafından onun son ve en güçlü kehaneti olarak kabul edildi.

Sfenks’in Altındaki “Kayıtlar Salonu”

Edgar Cayce’nin en dikkat çeken iddiası ise Mısır’daki Büyük Sfenks’in sağ ön pençesinin altında “Kayıtlar Salonu” adını verdiği gizli bir oda bulunduğuydu. Cayce’ye göre burada insanlığın kökenine, Atlantis’e ve eski uygarlıklara dair tüm kayıtlar saklanıyordu.

Bu iddia yıllar boyunca komplo teorilerinin merkezinde yer aldı. 1982 yılında Stanford Araştırma Enstitüsü’nün bölgede yaptığı akustik çalışmalar sırasında bazı “boşluk sinyalleri” tespit edildiği öne sürüldü. Ancak bu iddialar hiçbir zaman resmi olarak doğrulanmadı ve kazı izni verilmedi.

Neden 2026?

Cayce’nin metinlerinde özellikle gökyüzü olaylarına vurgu yaptığı belirtiliyor. Araştırmacılara göre 20 Mart 2026’da gerçekleşecek Bahar Ekinoksu sırasında Ay, Venüs, Satürn, Neptün ve Güneş’in ufuk çizgisine yakın nadir bir hizalanma oluşturacağı iddia ediliyor.

Astrolojik yorumlara göre bu tür hizalanmalar “gizli bilgilerin açığa çıkması” ve “büyük toplumsal dönüşümler” ile ilişkilendiriliyor. Cayce’nin 2026’yı işaret etmesi, bu gökyüzü dizilimiyle bağlantılı olabileceği düşüncesini güçlendiriyor.

1989 ve Berlin Duvarı Bağlantısı

Benzer bir hizalanmanın 1989 yılında yaşandığı ve o yıl Berlin Duvarı’nın yıkıldığı sık sık dile getiriliyor. Aynı dönemde paranormal olaylara dair raporların arttığına dair iddialar da komplo literatüründe yer alıyor.

Bu nedenle bazı araştırmacılar 2026’daki hizalanmanın da küresel ölçekte büyük bir değişimi tetikleyebileceğini savunuyor. Ancak bilim insanları bu tür bağlantıların istatistiksel tesadüflerden ibaret olduğunu vurguluyor.

Bilim Dünyası Ne Diyor?

Arkeologlar ve Mısırbilimciler, Büyük Sfenks’in altında henüz keşfedilmemiş devasa bir “insanlık arşivi” bulunduğuna dair somut bir kanıt olmadığını belirtiyor. Mısır hükümeti de bölgede izinsiz kazı çalışmalarına kesinlikle izin vermiyor.

Buna rağmen konu, belgesellerde, forumlarda ve sosyal medyada yeniden gündeme taşınmış durumda. Özellikle 2026 tarihinin yaklaşmasıyla birlikte “Kayıtlar Salonu” teorisi yeniden popülerlik kazanıyor.

İnsanlık Tarihi Yeniden Yazılır mı?

Eğer Cayce’nin iddiası doğruysa ve gerçekten Sfenks’in altında bilinmeyen bir arşiv bulunuyorsa, bu keşif arkeoloji ve tarih bilimini kökten değiştirebilir. Ancak şu an için tüm bu iddialar teoriden ibaret.

2026 yılı yaklaştıkça gözler Mısır’a ve gökyüzüne çevrilecek gibi görünüyor. Bilimsel keşif mi, yoksa bir başka efsane mi? Bu sorunun cevabı için dünya sabırsız.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri