Sonbahar ve ilkbahar geçişlerinde doğadan mantar toplama geleneği, maalesef her yıl üzücü sağlık sorunlarını ve zehirlenme vakalarını beraberinde getiriyor. Bu tehlikeli artış karşısında Bingöl Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetkilileri ve sağlık uzmanları tarafından peş peşe uyarılar yapılıyor. 

Hastanenin deneyimli Dahiliye Uzmanı Uzm. Dr. Feyza Zengin Türk, son günlerde doğadan toplanan yabani mantarların bilinçsizce tüketilmesi nedeniyle hastaneye başvuran vakalarda belirgin bir tırmanış yaşandığına dikkat çekti. Uzman isim, vatandaşların sağlığını ve hatta hayatını tehlikeye atan bu riskli alışkanlıktan acilen vazgeçmesi gerektiğini önemle belirtti.

Doğada kendiliğinden yetişen mantarların dış görünüşüne aldanarak güvenli olduğunu düşünmenin son derece yaygın ve büyük bir yanılgı olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Feyza Zengin Türk, zehirli mantarların zararsız türlerden güvenilir bir şekilde ayırt edilmesinin dış görünüşle mümkün olmadığını vurguladı. 

Halk arasında kulaktan kulağa yayılan ve ölümcül sonuçlar doğurabilen "pişirme, kaynatma veya kurutma işlemleri mantarın zehrini tamamen yok eder" düşüncesinin tamamen yanlış olduğunun altını çizdi. Isıl işlem görmüş, kaynatılmış veya kurutulmuş olsa dahi zehirli mantarların yapısındaki tehlikeli toksinlerin etkisini kaybetmediği bilimsel bir gerçek olarak bir kez daha hatırlatıldı.

Mantar Zehirlenmesinin Belirtileri ve Organ Yetmezliği Riski

Doğadan toplanan yabani mantarların tüketilmesi sonrasında ortaya çıkan klinik tablonun oldukça ağır olabileceğini belirten Uzm. Dr. Feyza Zengin Türk, ilk bulguların genellikle bulantı, kusma, ishal ve şiddetli karın ağrısı şeklinde kendini gösterdiğini ifade etti. Ancak durumun basit bir mide rahatsızlığıyla sınırlı kalmadığını belirten uzman, bazı tehlikeli mantar türlerinin doğrudan karaciğer ve böbrek yetmezliğine yol açabileceğini, hatta vakaların ölümcül boyutlara ulaşabileceğini belirtti.

Mantar zehirlenmelerine dair en sinsi durumlardan birinin de belirtilerin ortaya çıkış süresi olduğunu belirten Zengin Türk, zehirlenme bulgularının tüketimden saatler sonra bile başlayabileceğine dikkat çekti. Şikâyetlerin geç başlamasının durumun önemsiz veya hafif olduğu anlamına gelmediğini, aksine zehrin vücutta sinsi bir şekilde ilerlediğini ifade etti. Ayrıca, halk arasında sıkça dile getirilen "Daha önce de bu mantardan yemiştim, bana bir şey olmamıştı" düşüncesinin de tamamen yanıltıcı olduğunu, zehirli türlerin zararsız sandığımız mantarlarla aynı ortamda yetişebilmesi nedeniyle her seferinde farklı ve büyük riskler barındırdığını dile getirdi.

Zehirlenme Şüphesinde Zaman Kaybetmeden Acile Başvurulmalı

Vatandaşlara net bir çağrıda bulunan Uzm. Dr. Feyza Zengin Türk, doğadan toplanan hiçbir mantarın kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini yineledi. Mantar tüketiminin ardından herhangi bir olumsuz belirti gelişmesi durumunda, belirtilerin şiddetlenmesinin kesinlikle beklenmemesi gerektiğinin altı çizildi. Bu tür şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurulması, hayati risklerin en aza indirilmesi adına hayati önem taşımaktadır.

Bingöl Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetim ve uzman hekimleri, halk sağlığının korunması ve benzer acil vakaların önüne geçilebilmesi amacıyla bu tür hayati uyarıların dikkate alınması gerektiğini belirterek, vatandaşları doğa mantarı tüketimi konusunda son derece dikkatli, uyanık ve duyarlı olmaya davet etti.