Türkiye’de milyonlarca çalışanı doğrudan, tüm vatandaşları ise dolaylı yoldan ilgilendiren asgari ücret maratonu için şimdiden kulisler hareketlenmeye başladı.
Her yıl aralık ayında gerçekleştirilen Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları öncesinde, 2027 yılında uygulanacak rakamlara dair ilk somut hesaplamalar ve senaryolar gün yüzüne çıkıyor. Enflasyon verileri, Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri ve piyasa beklentileri doğrultusunda şekillenen tahminler, çalışanların alım gücünü korumaya yönelik formülleri masaya getiriyor.
Mevcut durumda 2026 yılı için geçerli olan brüt ve net dengeler gözetildiğinde, asgari ücret 28 bin 75 TL olarak uygulanıyor. Bu rakama ek olarak işverenlere sağlanan 1.270 TL’lik devlet desteği de sistemin önemli bir parçasını oluşturuyor. Ancak artan hayat pahalılığı ve enflasyonist baskılar karşısında, yeni yılda yapılacak artışın oranı şimdiden ülkenin ana gündem maddesi haline gelmiş durumda.
Üç Farklı Zam Senaryosu Masada
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Muhammet Bayram, CNN Türk yayınında enflasyon verilerine dayalı üç farklı zam senaryosunu kamuoyuyla paylaştı.
OVP verilerine göre 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 28,4 ile yüzde 29 aralığında gerçekleşmesi, 2027 beklentisinin ise yüzde 21 seviyelerinde kalması öngörülüyor. Bu oranların ortalamasından yola çıkılarak hesaplanan yüzde 25’lik ilk zam senaryosunda, yeni asgari ücretin 35 bin TL civarına yükselebileceği hesaplanıyor. Oranın yüzde 27 olarak belirlenmesi durumunda ise rakam 35 bin 655 TL seviyesine tırmanıyor.
Uzman isimlerin üzerinde durduğu en güçlü ve gerçekçi senaryolardan biri ise gerçekleşen enflasyonun doğrudan zam oranına yansıtılması ihtimali olarak dikkat çekiyor.
Yüzde 29 ila yüzde 30 aralığındaki enflasyon oranının hesaba katılması durumunda, 2027 asgari ücretinin 36 bin 500 TL seviyesinde belirlenebileceği öngörülüyor. Alım gücünün korunması ve çalışanların enflasyona ezdirmemesi açısından bu oranın daha kuvvetli bir olasılık taşıdığı ifade ediliyor.
Temmuz Ayı Ara Zam Vurgusu
Öte yandan, sadece ocak ayında yapılacak tek bir zammın yıl içinde yetersiz kalabileceğine dikkat çeken uzmanlar, temmuz ayında ara zam düzenlemesinin de yeniden gündeme alınması gerektiğini vurguluyor.
Özellikle başkent Ankara’daki OSTİM, Sincan Organize Sanayi Bölgesi ve Siteler gibi dev üretim ve ticaret merkezlerinde faaliyet gösteren işletmelerin maliyet planlamaları açısından bu tür detaylar büyük önem taşıyor. Komisyon toplantılarına yaklaşılırken gözler resmi taraflardan gelecek açıklamalara çevrilmiş durumda.