Türkiye'de evliliklerin vazgeçilmez geleneklerinden biri olan düğün takıları, boşanma davalarında en çok anlaşmazlık yaşanan konuların başında gelmeye devam ediyor.
Özellikle çiftlerin ortak bir gelecek kurmak veya ev, araba gibi büyük yatırımlar yapmak amacıyla düğünde takılan altınları bozdurması sıkça karşılaşılan bir durumken, evliliğin sarsılmasıyla birlikte bu altınların kime ait olacağı sorusu adliyelerin yolunu tutuyor.
Yargıtay’ın son dönemde verdiği emsal niteliğindeki bir karar, araba almak için eşinin bileziklerini bozduran kişileri ve mahkeme süreçlerini kökten ilgilendiriyor.
Düğün Altınlarıyla Başlayan Uyuşmazlık Aile Mahkemesi'ne Taşındı
Edinilen bilgilere göre, bir süredir aralarında şiddetli geçimsizlik yaşayan evli bir çift, evlilik birlikteliğini sonlandırmak üzere Aile Mahkemesi'ne başvurdu.
Boşanma davası sürecinde davalı-karşı davacı olan kadın, evlilikleri devam ederken eşinin "Araba alacağız" vaadiyle kendisinden aldığı ziynet eşyalarının iadesini talep etti. Kadın, her biri 15'er gram ağırlığında 22 ayar 7 adet bileziğin ortak araç alımı için elinden alındığını ve geri verilmediğini belirtti.
Yerel mahkeme dosyayı inceledikten sonra kadının haklı olduğuna hükmetti. Mahkeme, söz konusu 7 adet bileziğin erkek eşten alınarak kadına aynen iadesine, bunun fiilen mümkün olmaması durumunda ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bedelinin ödenmesine karar verdi. Yerel mahkemenin bu kararının ardından her iki tarafın avukatları dosyayı bir üst mahkeme olan istinafa taşıdı.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bozdu
Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), yerel mahkemenin kararından farklı bir hukuki değerlendirme yaptı. İstinaf mahkemesi, bileziklerin kadın tarafından kendi rızasıyla ve iade edilmemek üzere (bağış kastıyla) erkeğe verildiğini öne sürerek kadının bu yöndeki talebini reddetti.
Kadının talep ettiği 22 adet çeyrek altın yönünden ise iade edilmemek üzere alındığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle çeyrek altınların iadesine veya bedelinin ödenmesine hükmetti. Bilezikler yönünden verilen bu ret kararı, kadının avukatı tarafından temyiz edilerek Yargıtay taşındı.
Yargıtay Son Noktayı Koydu: İspat Yükü Erkek Eşte
Dosyayı son derece titizlikle ele alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu'ndaki ispat yüküne ilişkin temel kuralları hatırlatarak emsal nitelikteki kararını açıkladı. Yüksek Mahkeme, somut olayda 7 adet bileziğin ortak bir otomobil alımında kullanıldığının, erkeğin açık kabulü ve ilgili oto galeriden gelen kaşeli evraklar ve kart kayıtlarıyla kesin olarak sabit olduğunu belirtti.
Yargıtay kararının en kritik noktasını ise ispat yükümlülüğü oluşturdu. Yüksek Mahkeme, erkeğin aldığı altınların "geri verilmemek üzere" (bağış olarak) kendisine verildiğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu vurguladı. Kadının altınları ortak bir yatırım için kendi rızası ve onayıyla bozdurmuş olmasının, erkeğin iade yükümlülüğünden doğrudan kurtulacağı anlamına gelmeyeceği ifade edildi. Dosyadaki mevcut delil durumunun, bileziklerin eşe hibe edildiğini veya geri alınmamak üzere verildiğini kanıtlamaya yetersiz olduğuna hükmeden Yargıtay, istinaf mahkemesinin kararını hatalı bularak bozdu. Bu karar doğrultusunda, araba almak için bozdurulan bileziklerin kadına geri ödenmesi gerektiği tescillenmiş oldu.