Türkiye'nin köklü sinema etkinlikleri arasında yer alan ve her yıl sinemaseverlerin heyecanla beklediği Ankara Film Festivali, bu yıl da sinema dünyasının kalbinin başkentte atmasını sağlayacak. 12-20 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 37. Ankara Film Festivali, sinema sanatının evrensel dilini başkent izleyicisiyle buluşturmaya hazırlanıyor. 

Kültür ve sanat takviminin en önemli duraklarından biri olan festival, bu yıl zengin programı, uluslararası düzeyde ödül almış yapımları ve sinema dünyasının usta isimlerini ağırlayacak olmasıyla şimdiden büyük bir yankı uyandırdı. 

Festivalin tüm gösterimleri, sinemaseverlerin buluşma noktası olan Kızılay Büyülü Fener Sineması salonlarında gerçekleştirilecek.

Biletler 2 Kasım'da Satışa Sunuluyor

Festivalin heyecanla beklenen bilet satış takvimi resmi olarak açıklandı. Sinemaseverlerin sabırsızlıkla beklediği biletler, 2 Kasım Pazartesi günü itibarıyla dijital platform Biletinial üzerinden ve Büyülü Fener Sineması gişelerinde eş zamanlı olarak satışa sunulacak. 

Sınırlı sayıdaki salon kapasitesi ve sinemaseverlerin yoğun ilgisi göz önüne alındığında, özellikle açılış filmleri ve galalar için biletlerin hızla tükenmesi bekleniyor. Bu nedenle başkentteki film tutkunlarının ellerini çabuk tutması ve programlarını şimdiden yapması büyük önem taşıyor.

Destekçiler ve Güçlü İş Birlikleri

Festivalin bu ölçekte ve uluslararası standartlarda gerçekleştirilmesi, pek çok önemli kurum ve kuruluşun ortak desteğiyle mümkün oluyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu'nun ana destekçileri arasında yer aldığı festival, aynı zamanda diplomatik temsilciliklerin kültürel iş birlikleriyle zenginleşiyor.

Avusturya Büyükelçiliği Ankara, Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara, Institut français de Turquie, Goethe-Institut Ankara, İtalya Büyükelçiliği Ankara ve Polonya Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara'nın değerli katkılarıyla hazırlanan "Galalar" seçkisi; tarihi dramlardan sarsıcı aşk hikâyelerine, yenilikçi animasyonlardan mizah ile distopyayı harmanlayan yapıtlara uzanan benzersiz bir sinema panoraması sunuyor.

Cannes Film Festivali'nden Ankara'ya Uzanan Başyapıtlar

Galalar seçkisinin en dikkat çekici bölümlerinden biri, dünya prömiyerlerini prestijli Cannes Film Festivali'nde yapan ve festival yolculuklarında uluslararası eleştirmenlerden tam not alan üç önemli yapımın Ankara prömiyerleri oluşturuyor.

  • Demir Çocuk (Iron Boy, 2026): Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünden Jüri Özel Ödülü ile dönen, Louis Clichy imzalı yapım; 1980’ler Fransası’nda çelik bir korse takmak zorunda kalan 11 yaşındaki bir çocuğun dokunaklı büyüme hikâyesini, geleneksel Çin mürekkebi ve suluboya estetiğiyle beyazperdeye taşıyor.

  • Uysal Canavar (Gentle Monster, 2026): Başarılı yapım Korsaj (2022) ile sinema dünyasında adından söz ettiren Marie Kreutzer’in Cannes Ana Yarışma’da Altın Palmiye için yarışan sarsıcı psikolojik gerilimi, dünyaca ünlü oyuncu Léa Seydoux’nun etkileyici performansıyla izleyici karşısına çıkıyor. Film, en yakınımızdakilere karşı geliştirdiğimiz kör noktaları ve güvensizlikleri cesur bir dille sorguluyor.

  • Bir Kızın Öyküsü (A Girl’s Story, 2026): Cannes’da prömiyerini gerçekleştiren ve Fransız #MeToo hareketinin simge isimlerinden olan Judith Godrèche’in yönettiği film, Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux’nun aynı adlı otobiyografik romanından uyarlandı. Yapım, genç bir kadının kimlik, arzu ve hafıza üzerinden inşa ettiği dürüst ve sarsıcı bir feminist hesaplaşmayı perdeye taşıyor.

Doris Dörrie Ankara'da: Özel Film Gösterimi ve Masterclass Buluşması

Çağdaş Alman sineması ve edebiyatının usta ismi Doris Dörrie, bu yılki festivalin onur konukları arasında başrolde yer alıyor. Dörrie’nin 2030 yılına uzanan sürprizlerle dolu yeni filmi "Nasıl Yardımcı Olabilirim?" (How Can I Help, 2026), teknolojiyle kuşatılmış modern bir dünyada insan bağlarının kırılganlığını, robotik refakatçileri ve yaşlı bakım krizini dokunaklı bir mizahla ele alıyor.

Festival kapsamında Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek olan usta yönetmen, film gösteriminin ardından düzenlenecek özel söyleşinin yanı sıra, sinema öğrencileri ve meraklılarıyla bir araya geleceği kapsamlı bir Masterclass oturumuna da imza atacak.

Sandra Hüller'den İki Unutulmaz ve Güçlü Performans

Çağdaş sinemanın en güçlü ve aranan kadın oyuncularından Sandra Hüller, yılın en çok konuşulan ve sinema çevrelerinde heyecan yaratan iki büyük yapımında birden başrolde izleyici karşısına çıkıyor.

  • Ata Yurdu (Fatherland, 2026): Ida (2013) ve Soğuk Savaş (2018) gibi başyapıtlarıyla tanınan Oscar ödüllü yönetmen Paweł Pawlikowski’nin Cannes’dan En İyi Yönetmen Ödülü ile dönen son yapıtı, Nobel ödüllü Alman yazar Thomas Mann ile kızı Erika’nın Batı ve Doğu Almanya arasında çıktıkları çalkantılı seyahati sinemaseverlerle buluşturuyor.

  • Rose (Rose, 2026): 17. yüzyıl Otuz Yıl Savaşı’nın gölgesinde geçen ve başrol oyuncusu Hüller’e Berlin Film Festivali’nde prestijli Gümüş Ayı ödülünü kazandıran Markus Schleinzer imzalı film, erkek kılığında bir asker olarak hayatta kalmaya çalışan gizemli bir kadının kimlik ve varoluş mücadelesini büyüleyici bir atmosferle işliyor.

İtalyan Komedisinden Karlovy Vary'nin Gözde Yapımlarına

Galalar seçkisi, Avrupa sinemasının farklı coğrafyalarından gelen ödüllü ve özgün üç yapımla tamamlanıyor. İtalya sinemasının en önemli ödülleri arasında yer alan David di Donatello Ödülleri'nde bu yıl En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil toplam 8 dalda büyük bir zafer kazanan Francesco Sossai imzalı "Gitmeden Bir Yolluk" (The Last One for the Road, 2025), Venedik düzlüklerinde geçen melankolik ve tatlı-sert bir yol hikâyesini beyazperdeye taşıyor.

Bunun yanı sıra, Bohdan Karásek’in Karlovy Vary Film Festivali’nde büyük beğeni toplayan samimi orta yaş draması "Her Şey Olması Gerektiği Gibi" (Everything As It Should Be, 2026), insan ilişkilerinin karmaşasını ve gündelik hayatın açmazlarını incelikli diyaloglarla irdeliyor. Seçkinin en sarsıcı duraklarından birini oluşturan Miroslav Terzić imzalı "3 Hafta Sonra" (3 Weeks After, 2026) ise gençliğin bastırılmış öfkesi ile toplumsal duyarsızlığı dondurucu ve provokatif bir atmosferle ele alıyor.

Başkentte Sinema Dolu Bir Kasım Ayı

12-20 Kasım 2026 tarihleri arasında sinemaseverlere unutulmaz anlar yaşatacak olan 37. Ankara Film Festivali, sadece film gösterimleriyle değil, yönetmen katılım etkinlikleri, söyleşiler ve atölyelerle de başkentin kültürel hayatına damga vuracak. 2 Kasım Pazartesi günü Biletinial ve gişelerde satışa çıkacak biletler için şimdiden yerinizi ayırtın ve bu büyük sinema şöleninin bir parçası olun.