Ankara’da Siyah Çelenkli Protesto: Memur-Sen’den ABD Büyükelçiliği Önünde Sert İran Tepkisi!
Ankara’nın kalbinde, diplomasi trafiğinin en yoğun olduğu Malcolm X Caddesi tarihi bir protestoya sahne oldu. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve beraberindeki konfederasyon üyeleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri saldırılara tepki göstermek amacıyla ABD’nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı. "Savaşa Hayır" yazılı yeleklerle bir araya gelen topluluk, emperyalizmin bölgedeki yıkım siyasetine karşı sert bir duruş sergiledi. Ali Yalçın’ın yaptığı basın açıklamasında vurguladığı "akıl yıkımı" ve "vicdan tutulması" ifadeleri, sadece bir siyasi protestoyu değil, küresel bir ahlaki çöküşe karşı yükselen isyanı temsil etti. Büyükelçilik önünde bırakılan siyah çelenk, Ortadoğu’da çocukların kanıyla büyüyen düzene karşı bir "ifşa kaydı" olarak nitelendirildi.
Memur-Sen’in bu eylemi, Doğu Akdeniz’den Basra Körfezi’ne kadar uzanan geniş bir hattın kontrollü bir "kuşatma düzeni" altına alınmak istenmesine karşı sivil toplumun verdiği en güçlü yanıtlardan biri oldu. Yalçın, demokrasi ve özgürlük vaatlerinin arkasına saklanan yıkım siyasetinin artık mızrağın çuvala sığmadığı bir noktaya geldiğini belirtti. İran’a yönelik saldırıların sadece bir ülkeyi değil, insanlık onurunu hedef aldığını ifade eden grup, dünyanın bütün "iyi insanlarını" bu zihniyete karşı birleşmeye çağırdı. Haberlerankara.com olarak, Başkent’in sokaklarında yankılanan bu vicdan nöbetinin tüm detaylarını, Ali Yalçın’ın tarihi açıklamalarını ve bölgedeki gerilimin insani boyutlarını sizler için analiz ettik.
Memur-Sen, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı
Memur-Sen üyeleri, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti. Büyükelçilik önünde bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, "Savaşa hayır" yazılı yelekler giydi, dövizler taşıdı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bir ülkeyi protesto etmek için değil, bir zihniyeti teşhir etmek için toplandıklarını belirterek, "ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir. O çelenk, bu çağın üzerine çöken karanlığın, çocukların kanıyla büyüyen bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyasetinin ifşa edilmesidir. Çünkü artık açıkça görüyoruz. Bu dünyada savaşlar gerekçelerle başlamıyor, gerekçeler üretilerek başlatılıyor. Ve bugün İran'a yönelen saldırı da böyle bir düzenin devamıdır." ifadelerini kullandı.
Yalçın, emperyalizm ve siyonizmin oluşturduğu "kanlı anaforun", birçok ülkeyi adım adım ateşe verdiğine işaret ederek, Doğu Akdeniz'den Basra Körfezi'ne, Kıbrıs'tan Yemen'e uzanan bu hattın, kontrollü biçimde genişletilen bir "kuşatma düzeni" olduğunu anlattı.
ABD'nin emperyal aklıyla İsrail'in siyonist hattının birbirini tamamladığını söyleyen Yalçın, ikisinin yıkım, şiddet ve insan hayatının yok edilmesi noktasında kesiştiğini bildirdi.

- "Dünyanın bütün iyi insanları birleşmeli, güçlü bir hat oluşturmalı"
Yalçın, bu düzenin "Demokrasi, özgürlük getiriyoruz" denilerek kurulduğunu ifade ederek, milyonlarca insanın hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Yaşananları "akıl yıkımı", "vicdan tutulması" olarak adlandıran Yalçın, "Bu zihniyet, 'Ben yaparım. Çünkü güç bende.' diyor. Bu noktada mesele artık sadece politika değildir, insanlık meselesidir. Bu manzara karşısında dünyanın bütün iyi insanları bir an önce birleşmeli, güçlü bir hat oluşturmalıdır." diye konuştu.
Çocuğa işkence eden askeri üretebilen düzenin, yalnızca savaş değil, "insanlıktan çıkmış bir zihin" oluşturacağını vurgulayan Yalçın, "Burada çok ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu zihniyet, çocukların ölümünü yalnızca kaçınılmaz görmüyor, onu sistemin doğal parçası olarak görüyor. Bu noktada mesele, sadece siyaset değil, ahlaki çöküş, hatta insanın, insanlığın infilakıdır. Bugün burada bu aymazlığa, bu ahlaksızlığa, bu çirkefliğe isyan ediyoruz. Çünkü susarsak, bu düzen büyür. Sessiz kalırsak, bu yöntem kalıcı hale gelir. İran'a yönelik saldırıyı bu çerçevede okumak lazım. Bu saldırı, bir düzenin sürekliliğidir. Emperyalizm sahayı ateşe atar. Siyonist akıl, bu ateşi genişleme fırsatına çevirir." ifadelerini kullandı.
- "Demokrasi adıyla yıkım üreten hiçbir güç masum değildir"
Kendisi dışındaki tüm varlığı tehdit bilen hasta zihniyetin savaşı normalleştirdiğine, ölümü sıradanlaştırdığına dikkati çeken Yalçın, şunları kaydetti:
"Bu sadece İran'a yönelik bir saldırı değildir. Bu, insanı merkeze almayan bir sistemin devamı içindir. Bu sadece bir savaş değildir. Bu, bir zihniyetin ifşasıdır. Ve bu zihniyeti reddediyoruz. Bugün buraya bırakacağımız siyah çelenk, bir yas değil, bir kayıttır. O kayıt şudur, demokrasi adıyla yıkım üreten hiçbir güç masum değildir. Çocukların ölümünü sistematik hale getiren hiçbir akıl meşru değildir. İnsanı dışlayan hiçbir düzen kalıcı değildir."
Yalçın, konuşmasının ardından konfederasyon üyeleriyle üzerinde "Savaşa hayır" yazılı siyah çelengi, ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin yer aldığı Malcolm X Caddesi ile Öğretmenler Caddesi kesişimine bıraktı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.