Yargıtay Bir Emsal Karar Daha Verdi! Eşinin Rızası Olmadan...

Yargıtay Bir Emsal Karar Daha Verdi! Eşinin Rızası Olmadan... "Aile konutudur" şerhi bulunmasa dahi eşin rızasının alınması gerektiğine karar verdi.

Haber albümü için resme tıklayın

Yargıtay Bir Emsal Karar Daha Verdi! Eşinin Rızası Olmadan...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşler arasında çoğu zaman çok büyük tartışmalara sebebiyet veren " aile konutu" ile alakalı oldukça önemli bir karar altına imza attı. Kurul, tapuda; "Aile konutudur" şerhi bulunmasa dahi eşin rızasının alınması gerektiğine karar verdi. Kurul, verdiği kredinin ödemesi gerçekleştirilmeyince evi icra yoluyla alan bankanın haksız olduğu yönünde karar verdi ve tapu devrinin iptal edilmesi gerektiğini söyledi. Karar, benzer nitelikteki tüm davalar için emsal nitelikte.

İstanbul / Küçükçekmece bölgesinde ikamet eden B.S. ve Kocası G.S., bundan 12 yıl önce satın aldıkları evde ikamet etmeye başladılar. Evin tapusu G.S. üstüneydi. Çift, problemsiz ve sorunsuz bir şekilde hayatlarına devam edip, evlerinde ikamet ederken; G.S. eşinin haberi olmadan bir işe girişti. Bankadan kredi çeken G.S.; 13 Ağustos 2012 tarihinde evi ipotek ettirdi. 500.000 TL değeri olduğu saptanan ev sonrasında kredi kullanımına izin verildi. Fakat kredi ödemelerinde sorun çıktı. Banka verdiği kredi ödenmeyince, ipotek ettirdiği evin satışı için yeşil ışık yaktı. Yapılan icradan satış talebinin ardından ev için kıymet takdir raporu hazırlandı. Olan bitenden herhangi bir şekilde haberi olmayan B.S. ise; 17 Aralık 2014 tarihinde eve gelen raporla birlikte durumdan haberdar olmuş oldu.

Yıllardır birlikte ikamet ettikleri evin icradan satılmak üzere olduğunu farkeden B.S., hiç zaman kaybetmeden hemen ipoteğin kaldırılması adına Küçükçekmece Aile Mahkemesi'ne başvurarak dava açtı. Banka ve davacı kadın arasında bu süreç içerisinde zamana karşı bir yarış başladı. B.S.'nin söz konusu davayı açmasıyla birlikte 1 ay sonra banka evi icra yoluyla sattı. İcra ihalesiyle birlikte ev, bankanın oldu. Satıştan 1 ay sonra ise G.S. adına kayıtlı tapunun yeni sahibi banka oldu.

Eşi ile arası bozulan B.S., ev icradan satılsa dahi pes etmeden hukuk mücadelesini sürdürdü. B.S. bu kez Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi'ne tapu iptal ve tescil davası açtı. Davalı konumda, bankanın yanında eşi G.S.'de yer aldı. Davacı kadın mahkemeye özetle şu talebi iletti: "Ya bankanın üzerine geçen tapunun tescil işlemleri iptal edilsin, ya tapu eşinin adına kaydedilsin, ya da evin değeri neyse banka ödemesini yapsın"

Yerel mahkeme, 1 yıl kadar devam eden yargılamanın sonrasında davacı kadının haklı olduğu kanaatine vardı. 3 Mayıs 2016 tarihinde yayınlanan kararla, tapunun bankaya geçme işleminin iptal edilmesine karar verildi.

Hürriyet tarafından yayınlanan habere göre, söz konusu kararı, davalı bankanın avukatı temyiz etti. Bankanın avukatı, bahse konu olan dairenin, bankanın alacağı karşılığında bankaya geçtiğini, B.S.'nin kötü niyet içerikli savunma yaptığını belirtti. Temyiz incelemesini yapan kurum Yargıtay 2. Hukuk Dairesiydi. Daire, yerel mahkeme tarafından alınan kararı bozdu. Bu kararın ardından dosya tekrardan yerel mahkemeye geldi. Mahkeme verdiği ilk kararın doğru olduğunu söyleyerek direndi. Yerel mahkeme ve Yargıtay arasında meydana gelen çelişkinin ardından dosya bu kez, Yargıtay Hukuk Dairelerinin tam 18 başkanından oluşan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne taşındı.

Kurul, oy çokluğuyla yerel mahkeme tarafından alınan kararı onadı. Kurul kararı ise adeta ders niteliğinde oldu. Kararda; bankanın söz konusu konutun aile konutu olduğunu bildiği; yapılan ekspertiz raporunda da yazılı olduğu, davacının eşinin rızasını buna rağmen almadığı belirtildi. Aile konutu için tapu üzerinde illa "Aile konutudur" şerhinin bulunma zorunluluğu olmadığı, bankanın yaptığı ipotek işleminin geçersiz olduğu, dolayısıyla da icra ihalesinin ardından tapunun bankaya geçmesinin de geçerliliğinin olmadığı belirtildi. Yapılan tescil işleminin yolsuz olduğu da vurgulandı. Banka için, yapılan tapu kaydının iptal edilerek, davalı eş G.S. adına tescil edilmesi gerektiği belirtildi.

Kurul kararında, kanun koyanın amacının; aileyi bütün olarak korumak olduğu belirtildi. Yani Amacın, ailenin barınması noktasında, malik olan eşin düşüncesiz ve habersiz davranışlarıyla ailenin ortada kalmasının ve yuvanın yıkılmasını önlemek olduğu vurgulandı. Bu sebeplerden dolayı, iyi niyet iddiası dahi dinlenemez kararı verildiği söylendi. Emsal niteliği bulunan kararın temel dayanağını ise TMK'nın 194. maddesi oluşturdu. Söz konusu madede şu ifadeler yer alıyor:

"Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesi feshedemez. Aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz."

# EMSAL YARGITAY KARARLARI İLE İLİŞKİLİ:

20 Eyl 2020 - 17:51 Ankara- Hukuk


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberler Ankara Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberler Ankara hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberler Ankara editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberler Ankara değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce Boşanma Sorası NAFAKA verilmeli Mi?