Türkiye’nin en kalabalık ikinci metropolü olan başkent Ankara’da, mevsim geçişleriyle birlikte su kaynaklarının durumu yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti.
Vatandaşlar günlük su tüketim alışkanlıklarını gözden geçirirken, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından yayımlanan resmi baraj verileri su yönetimine dair önemli detayları gün yüzüne çıkarıyor. İnternet sitelerinde ve haber bültenlerinde paylaşılan oranların tam olarak ne anlama geldiği, su güvenliği açısından hayati bir önem taşıyor.
Toplam Doluluk Oranı ile Aktif Kullanılabilir Su Arasındaki Fark Nedir?
Başkent sakinlerinin en sık düştüğü yanılgıların başında, ekranlarda yer alan toplam doluluk oranı ile aktif kullanılabilir su miktarının aynı şey olduğunu düşünmek geliyor. Su yönetimi mühendisliğinde bu iki kavram birbirinden keskin çizgilerle ayrılır:
Toplam Doluluk Oranı: Bir baraj gövdesinde biriken suyun, barajın maksimum su tutma kapasitesine oranını ifade eder. Ancak bu suyun tamamı arıtma tesislerine çekilemez.
Aktif Kullanılabilir Su (Aktif Hacim): Barajın dip kısmında yer alan ve teknik olarak çekilmesi imkansız olan "ölü hacim" çıkarıldıktan sonra, şehre pompalanabilecek ve arıtılabilecek net su miktarını gösterir.
Örneğin, toplam doluluk oranı yüzde 36,47 seviyelerinde ölçülürken, arıtma tesislerine iletilebilecek net aktif su oranının yüzde 29,07'de kalması, bu teknik farkın ne kadar büyük bir güvenlik marjına işaret ettiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Toplam Doluluk Neden Tek Başına Yeterli Değildir?
Kamuoyunda sadece genel yüzdelik dilimlerin takip edilmesi, su krizleri veya tasarruf çağrıları sırasında yanlış algılara yol açabilmektedir. Toplam doluluk oranının tek başına yeterli bir gösterge olmamasının temel sebepleri şunlardır:
Ölü Hacim Realitesi: Barajların tabanında her zaman bir miktar balçık, tortu ve çekilemeyen su kütlesi bulunur. Bu su arıtılamaz ve şebekeye verilemez.
Buharlaşma ve Kayıplar: Özellikle yaz ve sonbahar aylarında yüksek sıcaklıklar nedeniyle yüzey buharlaşması çok yüksek seviyelere ulaşır; toplam hacimde görünen suyun bir kısmı bu yolla havaya karışır.
Barajlar Arası Aktarım Maliyetleri: Her barajın suyu doğrudan arıtma tesisine akmaz. Bazı havzalardaki suların şehre ulaştırılması için büyük enerji maliyetleriyle uzun transfer hatlarının işletilmesi gerekir.
Ankara Barajlarında Güncel Tablo: Kim Zirvede, Kim En Dipte?
ASKİ’nin güncel kayıtlarına göre, toplam kapasitesi 1 milyar 454 milyon metreküpü aşan başkent barajlarında su miktarı 530 milyon metreküp sınırında bulunuyor. Şehre su sağlayan ana rezervuarlarda son durum şu şekilde sıralanıyor:
Kesikköprü Barajı: %100 doluluk oranıyla listenin ilk sırasında yer alarak şehrin en güvenli rezervuarı konumunu koruyor.
Eğrekkaya Barajı: %58,52 doluluk oranıyla suyu en verimli tutan orta ölçekli barajlar arasında dikkat çekiyor.
Çubuk 2 Barajı: %49,68 seviyesiyle yüzde elli sınırına yakın seyrediyor.
Kurtboğazı Barajı: %48,78 doluluk oranıyla kentin kuzey aksındaki kritik tampon görevi üstleniyor.
Çamlıdere Barajı: Ankara’nın en büyük su kapasitesine sahip ana deposu olan Çamlıdere’de doluluk %32,95 seviyesinde ölçülüyor.
Kargalı Barajı: %10,33 doluluk oranıyla ne yazık ki listenin en alt sırasında yer alıyor.
Tasarruf Çağrıları Neden Sürekli Gündemde?
Aktif kullanılabilir su oranının toplam doluluğa kıyasla daha düşük seyretmesi, yetkililerin su tasarrufu uyarılarını neden aralıksız yinelediğini açıklıyor. Başkentin günlük ortalama 1,4 milyon metreküpü aşan su tüketimi göz önüne alındığında, her damla suyun bilinçli kullanılması ve kayıp-kaçak oranlarının minimuma indirilmesi büyük bir zorunluluk teşkil ediyor. Ankara'da su güvenliğinin sürdürülebilir olması için vatandaşların bireysel tasarruf tedbirlerine riayet etmesi önümüzdeki dönemin en kritik gündem maddesi olmaya devam ediyor.