Fedakar sağlık çalışanı yakınlarını korumak için hayatını karavana sığdırdı

Konya'da ailesini ve çevresini Kovid-19 salgınından korumak isteyen sağlık çalışanı, çalıştığı hastanenin bahçesine götürdüğü karavanında 8 aydır toplumdan izole bir hayat yaşıyor Yoğun Bakım Diyaliz Teknikeri Muhammet Uzun: "Bu virüs sağlam gördüğümüz hastalara bir anda kalp krizi geçirtiyor. Orada kendi annemiz, babamız olabileceğini düşünerek böyle önlemler almalıyız"

SERHAT ÇETİNKAYA - Konya'da bir hastanede yoğun bakım diyaliz teknikeri olan Muhammet Uzun, başkalarına yeni tip koronavirüs (Kovid-19) bulaştırma riskine karşı 8 aydır karavanda yaşıyor.

Bir buçuk yıl önce doğal afet dönemlerini düşünerek aldığı karavanı Kovid-19 salgınıyla beraber kullanmaya başlayan Uzun, ailesini ve çevresini korumak için büyük bir fedakarlık gösteriyor.

Çalıştığı özel hastanenin bahçesine park ettiği karavanında mart ayından beri yaşayan Uzun, çevresini riske atmamak için gösterdiği özveriyle mesai arkadaşlarının takdirini topluyor.

Kovid-19 salgını ile mücadelede, ev ve ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan Uzun, tüm dinlenme, beslenme, temizlik ve öz bakım ihtiyaçlarını da bu karavanda gideriyor.

İçerisinde mutfağı, yatağı, duşu, tuvaleti ve buz dolabı bulunan karavanın, tavanındaki güneş enerjisi panelinden de elektrik ihtiyacını karşılayan Uzun, hayatını, karavanıyla çalıştığı hastane arasına sığdırdı.

Sosyal hayatını da yeniden şekillendiren Uzun, akşamları, karavanın yanına kurduğu masada, sosyal mesafeye dikkat ederek mesai arkadaşlarını misafir ediyor.

Uzun, görev yeri, karavanı ve market dışında zorunlu kalmadıkça hiçbir yere gitmiyor.

Yoğun çalışma temposu içinde fedakarca görev yapan ve sevdiklerinden uzak kalan Uzun, insanların maske ve mesafe kuralına uymaya özen göstermesini istiyor.

İki buçuk yıldır sağlık çalışanı olan Muhammet Uzun (23), AA muhabirine, deprem riskine karşı minibüs alıp karavana dönüştürdüğünü ancak salgınla beraber, ailesine ve başkalarına virüs bulaştırmamak için karavanda yaşadığını anlattı.

Aylardır evinden uzakta yaşadığını vurgulayan Uzun, "Ailemle genelde telefonda görüntülü görüşüyoruz. Bayramlarda bile eve gitmiyorum. Bazen evin önüne arabayı yanaştırıyorum. Pencereden pencereye görüşüyoruz." dedi.

- "İnsanlar başına gelinceye kadar umursamıyor"

Bilinçsiz hareket edenlerin tüm toplumu tehlikeye attığına değinen Uzun, "Bu virüs sağlam gördüğümüz hastalara bir anda kardiyak arrest (kalp krizi) geçirtiyor. Orada kendi annemiz, babamız olabileceğini düşünerek böyle önlemler almalıyız. Tek benim için değil, bütün dünya için önemli bir şey bu. Bu virüse inanmadığını söyleyenler var. Yaşayıncaya kadar, ailelerinden birini kaybedinceye kadar umursamıyorlar." diye konuştu.

Özellikle gençleri daha duyarlı olmaya davet eden Uzun, şunları kaydetti:

"Kurallara uymayan genelde kendilerine zarar gelmeyeceğini düşünen gençler... Bunlar, büyüklerine daha fazla zarar veriyor. Bencillik diyorum buna. Ya ailelerini sevmiyorlar veya devletini sevmiyorlar çünkü devleti büyük zarara uğratıyorlar."

- "Arkadaşımızın özverisini takdir ediyoruz"

Uzun'un mesai arkadaşlarından, genel yoğun bakım pratisyen hekimi Hasan Fatih Yıldızlar ise arkadaşının bu konuda çok hassas olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

"Arkadaşımız, pandeminin başından beri hayatını karavanda geçiriyor. Sadece hafta sonları uzaktan ailesini görmeye gittiğini biliyorum. Ailesini koruma açısından gayet hassas davranıyor. Burada izole bir hayat yaşıyor. Arkadaşımızın özverisini takdir ediyoruz. İnsanların, bu özveriyle çalışan sağlık emekçilerine karşı kendini biraz daha borçlu hissetmesi ve dikkat etmesi gerekiyor."

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.